Avrupa'nın enerji krizi ve durmaksızın yükselen yakıt fiyatlarıyla mücadele ettiği bir dönemde, Akdeniz'deki küçük ada ülkesi Malta, tüm dünyaya meydan okuyan bir duruş sergiliyor. Avrupa Birliği ülkelerinde litre fiyatı 2.50 Euro'ya (yaklaşık 100 TL) ulaşan akaryakıt fiyatlarına karşın, Malta'da tam altı yıldır ne benzin ne de dizel fiyatlarında herhangi bir artış yaşanmadı.
Malta'nın Fiyat Sabitleme Sırrı
Peki, küresel enflasyonist baskılar altında bu olağanüstü durumu nasıl başarıyorlar? Malta'da benzin fiyatı 1.34 Euro, dizel fiyatı ise 1.21 Euro seviyesinde sabitlenmiş durumda. Bu rakamlar, 2020'den, yani pandemi başlangıcından bu yana tek bir kuruş bile değişmedi. Ülke yönetimi, akaryakıt ithalatını doğrudan kontrol altında tutarak bu dengeyi sağlıyor. Dünyada petrol fiyatları fırladığında devlet, kendi vergi gelirlerinden feragat ederek vatandaşını koruyor; fiyatlar düştüğünde ise elde edilen ek geliri kamu kasasına aktarıyor. Bu sayede, pompa fiyatlarında herhangi bir zamla karşılaşılmıyor.
Stok Yönetimi ve Enerji Politikası
Malta'nın bu başarısının ardında stratejik bir akaryakıt stok yönetimi de yatıyor. Petrolün ucuz olduğu dönemlerde büyük miktarda stok yapılıyor ve bu stoklar, küresel piyasalardaki kriz dönemlerinde kullanılarak yerel piyasanın dengelenmesi sağlanıyor. Ancak asıl dikkat çekici olan, elektrik fiyatlarındaki sabitlik. Malta, tam on yıldır, yani 2014'ten beri elektrik fiyatlarını da değiştirmemiş durumda. Ortalama bir konut tüketicisi için elektrik fiyatları inanılmaz derecede düşük seviyelerde tutuluyor ve hükümet bu politikayı, enflasyonu kontrol altında tutmak için bir 'ulusal strateji' olarak benimsiyor.



