Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, ABD Başkanı Donald Trump ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini doğruladı. Maduro, görüşmenin saygı çerçevesinde ve samimi bir havada tamamlandığını belirterek, bu diyaloğun barışa açılan bir kapı olabileceğini ifade etti. ABD'nin Venezuela'ya yönelik askeri müdahale tehditleri sürerken, bu beklenmedik temas iki ülke arasındaki gerilimi azaltabilecek bir adım olarak yorumlanıyor.
GÖRÜŞMENİN DETAYLARI ORTAYA ÇIKTI
Maduro, devlet televizyonu VTV'de yaptığı açıklamada, 'Evet Sayın Başkan Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdik' dedi. Venezuela lideri, görüşmenin tonunun saygılı ve samimi olduğunu vurgulayarak, 'Eğer ABD Başkanı ile Venezuela Devlet Başkanı arasındaki görüşme saygıya dayalı bir diyaloğa doğru atılmış bir adımı temsil ediyorsa, diyaloğa ve diplomasiye hoş geldiniz diyorum' şeklinde konuştu. Maduro, İngilizce olarak 'Diyaloğa hoş geldiniz, diplomasiye hoş geldiniz. Barışa evet, savaşa hayır' mesajını ileterek ABD'ye barış çağrısında bulundu.
TRUMP'IN AÇIKLAMALARI VE GEÇMİŞ GERİLİMLER
ABD Başkanı Donald Trump da önceki gün yaptığı açıklamada görüşmeyi doğrulamış, ancak 'Görüşmenin iyi ya da kötü geçtiğini söyleyemem' ifadesini kullanmıştı. Bazı kaynaklar, Trump'ın görüşme sırasında Maduro'ya 'hemen istifa ederek ülkeyi terk etmesi gerektiğini' söylediğini iddia etti. Bu gelişme, ABD'nin 25 Kasım'da Venezuela'daki Cartel de los Soles (Güneşler Karteli) yapısını terör örgütü ilan etmesi ve Maduro'yu bu yapının üyesi olarak suçlamasının ardından geldi. Ayrıca, ABD Adalet Bakanlığı Ağustos ayında Maduro'nun yakalanması için başına 50 milyon dolar ödül konulduğunu açıklamıştı.
GERİLİM ORTAMINDA DİYALOG UMUDU
Maduro, ABD'nin her türlü saldırısına karşı koyacaklarını belirtirken, diyalog ve barış fırsatlarını aramaktan asla vazgeçmeyeceklerini vurguladı. İki lider arasındaki bu telefon görüşmesi, Venezuela krizinde yeni bir diplomatik sürecin başlangıcı olabilir. Ancak, ABD'nin askeri müdahale tehditlerinin devam etmesi, gerilimin tamamen sona ermediğini gösteriyor. Uluslararası gözlemciler, bu diyaloğun kalıcı bir çözüme dönüşüp dönüşmeyeceğini yakından takip ediyor.



