Macaristan halkı, sonuçları Avrupa'yı ve ötesini etkilemesi beklenen parlamento seçimleri için sandık başına gitti. Yerel saatle 06.00'da başlayan oy kullanma işlemi, akşam 19.00'a kadar sürecek. Yaklaşık 8,1 milyon seçmenin oy kullanma hakkına sahip olduğu seçimlerde, 199 üyeli Ulusal Meclis'in yeni üyeleri belirlenecek. Avrupa'nın siyasi geleceği açısından kritik öneme sahip olan bu seçimlerde, vatandaşlar ülke genelindeki 10 bin 47 noktada tercihlerini yapacak.

ORBAN'IN 16 YILLIK İKTİDARINA ZORLU RAKİP
16 yıldır kesintisiz iktidarda olan Başbakan Viktor Orban liderliğindeki Fidesz partisi, bu seçimlerde Peter Magyar liderliğindeki Tisza partisi ile çetin bir mücadele veriyor. Birçok bağımsız anket, Orban'ın oy oranını yüzde 29-34 bandında gösterirken, Magyar'ın Tisza partisini yüzde 36-46 arasında önde gösteriyor. Ancak, hükümete yakın anket şirketleri Fidesz'in 5-6 puan önde olduğunu iddia ediyor. Başbakan Orban, bu anket sonuçlarını kendi iç ölçümleriyle de uyumlu bulduğunu belirtiyor. Seçimlerin sonucunu, oy kullananların yaklaşık dörtte birini oluşturan kararsız seçmenlerin oylarının belirlemesi bekleniyor.

SEÇİM SİSTEMİ VE DIŞ POLİTİKA VURGUSU
Macaristan'ın seçim sistemi, Orban'ın güçlü olduğu kırsal kesimin oylarının meclisteki sandalye sayısını artırma potansiyeli taşıması nedeniyle sonuçları etkileyebilir. Orban, seçim kampanyasında ekonomik istikrar ve savaştan uzak durma vaatlerini öne çıkarıyor. Avrupa Birliği'nin Ukrayna politikalarına karşı çıkan Orban, ülkesinin savaşın parçası olmayacağını ve Macar vergi mükelleflerinin parasının Ukrayna'ya gönderilmeyeceğini savunuyor. Muhalif lider Magyar ise Avrupa Birliği ile daha iyi ilişkiler, ekonomik düzelme ve yolsuzlukla mücadele sözü veriyor. Magyar, Macaristan'ın yerinin Avrupa olduğunu vurgulayarak Orban'ın AB'den uzaklaşma ve Rusya ile yakınlaşma politikasını tersine çevirme hedefinde. Bu seçimler, Washington ve Brüksel'de de yakından takip ediliyor. Macaristan'daki AB yanlısı bir yönetimin işbaşına gelmesi, Brüksel'in Ukrayna'ya yönelik finansal destek ve Rusya'ya yönelik yaptırımlar gibi konularda daha rahat hareket etmesini sağlayabilir. Ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yakın ilişkileri olan Orban'ın olası bir yenilgisi, uluslararası ilişkilerde de önemli dalgalanmalara yol açabilir.


