Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva, ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray'da gerçekleştirdiği kritik zirvenin ardından yaptığı açıklamalarla dikkatleri üzerine çekti. Washington'daki Brezilya Büyükelçiliği'nde basın mensuplarına seslenen Lula, görüşmeyi 'çok iyi' olarak nitelendirerek, küresel meselelere dair stratejik mesajlar verdi.
İRAN NÜKLEER ANLAŞMASI: BİR DÖNEMİN HATIRASI
Görüşmenin en çarpıcı başlıklarından biri, nükleer diplomasi alanında yaşandı. Lula da Silva, bizzat ABD Başkanı Trump'a, 2010 yılında Türkiye ile birlikte hazırladıkları İran nükleer anlaşma metninin bir nüshasını sunduğunu açıkladı. O dönemde küresel aktörlerden gelen itirazlara rağmen Tahran'a giderek Türkiye ile birlikte İran'ı nükleer silah üretmeme konusunda ikna ettiklerini hatırlatan Brezilya lideri, o günkü uzlaşı çerçevesinin mevcut durumdan çok daha kapsayıcı ve başarılı olduğunu vurguladı. Bu hamle, geçmişte Türkiye'nin de aktif rol aldığı önemli bir uluslararası müzakereye işaret ediyordu.
BÖLGESEL GERİLİMLER VE BM'İN İŞLEVSELLİĞİ
Lula, bölgesel gerilimlere ve küresel sisteme yönelik sert eleştirilerde bulunmaktan çekinmedi. Özellikle İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarına karşı net bir duruş sergileyen Lula da Silva, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin küresel meselelerin çözümünde işlevsiz kaldığına dikkat çekti. Veto hakkı sisteminin sorunları derinleştirdiğini kaydeden Lula, uluslararası diplomasinin etkinliği konusunda ciddi soru işaretleri olduğunu ima etti. Ayrıca, görüşmede Küba ve Venezuela konularının da ele alındığını belirten Lula, Trump'ın 'Küba'yı işgal etme niyetinde olmadığını' kendisine ilettiğini, Venezuela meselesinde ise çözümün sanıldığı kadar kolay olmadığını ABD tarafına aktardığını ifade etti. Lula da Silva, ABD ile Brezilya arasındaki ilişkilerin geleceğine dair umutlu bir tablo çizerek, iki ülkenin de birbirinin demokratik süreçlerine ve seçimlerine saygı duyması gerektiğinin altını çizdi. Ülkesine verimli bir görüşme trafiğiyle döndüğünü belirten Lula, Brezilya'nın her platformda barıştan yana olan tutumunu sürdüreceğini yineleyerek Washington temaslarını sonlandırdı.



