Lübnan'ın güneyinde tansiyon giderek yükseliyor. İsrail ordusu, ilan edilen ateşkes kararlılığına rağmen bölgedeki saldırı tehditlerini sürdürürken, halkı yaşadıkları yerleri terk etmeye zorlayan bir dil kullanıyor. Son olarak, İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee tarafından yapılan açıklamada, Lübnan'ın güneyindeki Cebşit, Habbuş, Haruf, Kefer Coz, Yukarı Nebatiye, Aba, Adşit Şakif, Arabsalim, Tul, Yukarı Homin, Mecedil, Arzun, Dunin, Hamiri ve Marub olmak üzere tam 15 belde için yeni saldırı tehdidinde bulunulduğu duyuruldu.
ZORLA GÖÇ TEHDİDİ VE GERİLİMİN TIRMANDIĞI BÖLGELER
Adraee'nin çağrısı, bu bölgelerde yaşayan Lübnanlıların en az 1 kilometre uzaklaşmaları yönünde oldu. Dikkat çekici olan nokta ise, İsrail'in saldırı tehdidinde bulunduğu bu beldelerin, İsrail'in Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği alanların dışında yer alması. Bu durum, gerilimin daha geniş bir coğrafyaya yayılabileceği endişelerini artırıyor. Daha önce de, öğle saatlerinde İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki 8 farklı belde için benzer saldırı tehditleri yayımlamıştı. Bu gelişmeler, bölgedeki istikrarsızlığın derinleştiğinin bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
ATEŞKESİN İHLALİ VE İNSANİ MALİYET
Mart ayının başından bu yana süregelen İsrail saldırıları, Lübnan'da büyük bir insani krize yol açmış durumda. Lübnan hükümetinin açıklamalarına göre, bu süreçte ülkede yerinden edilenlerin sayısı 1 milyonu aşmış bulunuyor. Sağlık Bakanlığı'nın bildirdiğine göre ise, 2 Mart'tan beri İsrail saldırılarında 2 bin 500'den fazla kişi hayatını kaybetti. ABD Başkanı Donald Trump'ın duyurduğu ve 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatılmış olmasına rağmen, İsrail ordusunun saldırılarını ve sivil kayıpları durdurmaması dikkat çekiyor. Öte yandan, Hizbullah da İsrail birliklerine yönelik saldırılarla ateşkesin ihlal edildiği gerekçesiyle karşılık veriyor. Bu karşılıklı eylemler, bölgedeki çatışma dinamiğinin karmaşıklığını ve kırılganlığını gözler önüne seriyor.


