Litvanya Başbakanı Inga Ruginienė, dört günlük çalışma haftasının ülkenin geleceği olduğuna inanıyor. Ancak uzmanlar, bu modele geçmeden önce Litvanya’nın verimlilik, rekabet gücü ve küresel pazardaki etkinliğini artırması gerektiğini vurguluyor.
UZMAN GÖRÜŞLERİ
Covid-19 sonrası uzaktan çalışmanın artmasıyla iş-özel hayat sınırlarının bulanıklaştığını ve çalışanlarda tükenmişlik yaşandığını belirten uzmanlar, dört günlük çalışma modelinin bu bağlamda gündeme geldiğini ifade ediyor. Belçika, 2022 yılında bu sistemi yasal hale getiren ilk Avrupa ülkesiydi. Ancak haftalık 40 saatin dört güne sıkıştırılması nedeniyle uygulama sınırlı kaldı. 2025 itibarıyla sadece çalışanların yüzde 0,8’i ve şirketlerin yüzde 3’ü bu modele geçti.
SENDİKALARIN ENDİŞELERİ
Litvanya’daki sendikalar da aynı endişeyi paylaşıyor. Sendika başkanı Dalia Jakutavičė, gerçek serbest zamanın ancak haftalık toplam çalışma saatinin 40 saatten 32 saate düşürülmesiyle mümkün olacağını dile getirdi. Bazı Litvanya şirketleri modeli denedi. Teknoloji firması OBDeleven’de ilk etapta stres ve memnuniyetsizlik artmasına rağmen, zamanla çalışanların daha iyi planlama yaparak verimliliği artırdığı gözlemlendi. Ancak müşteri hizmetleri ve lojistik gibi 7/24 erişim gerektiren sektörlerde modelin zorlandığı belirtildi. Ekonomistler, yapay zeka ve teknoloji kullanımı yaygınlaşmadan çalışma saatlerini azaltmanın ülkenin rekabet gücünü zayıflatabileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Litvanya Sanayiciler Konfederasyonu’ndan Eglė Stonkutė, yaşlanan nüfus ve iş gücü açığına dikkat çekerek, çalışma saatlerinin düşmesinin kaçınılmaz olabileceğini ancak kayıp verimliliğin nasıl telafi edileceğinin belirsiz olduğunu ifade etti.



