Formula 1 dünyası, uzun yıllar boyunca sadece sponsor logolarıyla dolu standart yarış kıyafetleriyle anılırken, yedi kez dünya şampiyonu Lewis Hamilton bu tabloyu değiştiren öncü isim oldu. Pilotların moda dünyasıyla olan ilişkisi Michael Schumacher gibi isimlerle sınırlı kalsa da, Hamilton modayı pist dışına taşıyarak F1'de gerçek bir stil devrimi yarattı. Şu anda Ferrari ile ikinci sezonunu geçiren Hamilton, Esquire dergisine verdiği röportajda bu cesur adımların perde arkasını paylaştı.

'Korkunç' Kıyafetler ve Özgün Tarz Arayışı
Hamilton, yarış pilotu olmanın getirdiği katı kurallara ve monoton giyim tarzına tepki gösterdiğini belirtti. "Kariyerimin büyük bölümünde tüm pilotlar, moda dünyasından uzak kişiler tarafından tasarlanmış, korkunç takım kıyafetleriyle padoğa geliyordu. Yılın 180 günü aynı şeyi giymek beni çok kötü hissettiriyordu." dedi. Kendi tarzını ortaya koyma isteğiyle takım yönetimine teklifte bulunduğunu anlatan Hamilton, "Kendi tarzımla gelip sonrasında takım kıyafetini giymeyi teklif ettim." diyerek patronları ikna etmenin uzun sürdüğünü ve bu süreçte adeta kuralları çiğnemek zorunda kaldığını itiraf etti.
Cesur Adımlar ve Olumlu Dönüşüm
Hamilton, bir gün kendi kıyafetleriyle padoğa gelerek beklenmedik bir ilgi çektiğini ve bu ilginin olumlu basına yansıdığını vurguladı. "Gelen ilgi ve pozitif basını gördüklerinde, bunun marka ve takım için değer kattığını fark ettiler ve her gün bunu yapmama izin verdiler." ifadelerini kullanan Hamilton, kurumsal şirketlerin genellikle stil konusunu göz ardı ettiğini ancak zamanla bu durumun değiştiğini söyledi. "Artık diğer pilotların kendileri gibi paddock’a gelmesi normal hale geldi. Bunu seviyorum. Herkes kendi kabuğunda rahat hissetmeli." diyerek F1'deki stil çeşitliliğinin artmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Moda tutkusunun kökenine de değinen Hamilton, bunun aynı zamanda kimlik arayışıyla da bağlantılı olduğunu, farklı bir ortamda kendini ifade etme ihtiyacından doğduğunu belirtti.


