EKONOMİ
Yayınlanma : 09 Ekim 2025 11:13
Düzenleme : 09 Ekim 2025 11:13

Laboratuvar pırlantaları kuyumcuları şaşırttı: Gerçek ve sahteyi ayırt etmek zorlaştı

Laboratuvar pırlantaları kuyumcuları şaşırttı: Gerçek ve sahteyi ayırt etmek zorlaştı
Laboratuvar pırlantalarının gerçeklerinden ayırt edilmesinin zorlaşması, kuyumcuları ve tüketicileri endişelendiriyor. Uzmanlar, ileri teknoloji cihazlar ve güvenilir laboratuvar sertifikalarının önemine dikkat çekiyor.
Laboratuvar pırlantaları kuyumcuları şaşırttı: Gerçek ve sahteyi ayırt etmek zorlaştı

Laboratuvar ortamında üretilen pırlantalar ile gerçek pırlantalar arasındaki farkı ayırt etmek, kuyumcular için giderek zorlaşan bir durum haline geldi. Pırlanta almayı düşünen tüketicilerin dikkat etmesi gereken önemli noktalar bulunuyor.

LABORATUVAR PIRLANTALARININ YÜKSELİŞİ

Kuyumculuk sektörü, laboratuvarlarda üretilen sentetik pırlantaları tespit etmekte güçlük çekmeye başladı. Bu pırlantaların orijinallerine yakın görünümleri, düzenlenmiş sertifikaları ve üzerlerine işlenen numaralar nedeniyle, ileri teknoloji ürünü cihazlar kullanılarak gerçek ve sahte olanlar birbirinden ayrılmaya çalışılıyor. Küresel çapta laboratuvar pırlantalarıyla ilgili sorunlar ortaya çıkarken, gerçek pırlanta fiyatına satılan ancak sentetik olan bu ürünler, hem kuyumcuları hem de tüketicileri mağdur edebiliyor.

KUYUMCULAR DA YANILIYOR

Geleneksel yöntemlerle pırlanta kontrolü yapan kuyumcular, laboratuvar pırlantalarını gerçeğinden ayırt edemez hale geldi. Sahte sertifikalarla satılan laboratuvar pırlantalarını satın alan kişiler, daha sonra bu ürünleri satmak istediklerinde sertifikanın ve pırlantanın gerçek olmadığını anlıyorlar. Bu durum, sektörde güven kaybına yol açıyor.

NELERE DİKKAT ETMEK GEREKİYOR?

Pırlantanın gerçek mi yoksa laboratuvar pırlantası mı olduğunu anlamak için ileri teknoloji cihazların kullanılması ve bu cihazlardan elde edilen sonuçlara göre satın alma işleminin gerçekleştirilmesi büyük önem taşıyor. Gemoloji laboratuvarlarında kullanılan yüksek teknolojik cihazlarla ayırt edilebilen pırlantalar için atomik incelemelerin yapılması da gereklilik arz ediyor. Dünyada pırlanta sertifikalandırması konusunda öne çıkan güvenilir kuruluşlar arasında HRD ve GIA bulunuyor. Kuyumcuların kendi matbaa ürünü kart üzerine kaşe basarak ürettiği ve geçerliliği olmayan sertifikalara itibar edilmemesi gerektiği vurgulanıyor. HRD ve GIA sertifikalarının da gerçekliğinin kontrol edilmesi önem taşıyor. İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Mustafa Atayık, bu süreçte kötü niyetli kişi ve firmaların kuyumcu meslektaşlarını ve tüketicileri yanıltmaya çalıştığını belirterek, hem meslektaşlarına hem de tüketicilere uyarılarda bulundu. Atayık, elmasların doğada milyonlarca hatta milyarlarca yılda oluştuğunu hatırlatarak, günümüzde fabrikalarda birkaç haftada üretilen elmasların, kuyumculuk sektöründe taklit taş kullanımının yerini alan yeni bir sınıfın oluşmasına neden olduğunu ifade etti. Bu sınıfın 'Synthetic Diamond', 'Lab grown diamond', 'CVD diamond', 'Lab diamond' gibi isimlerle anıldığını ve bunların laboratuvarlarda üretilmiş elmaslar anlamına geldiğini belirtti. Atayık, gerçek diye büyük paralar ödenen pırlanta ve elmasların da sentetik veya taklit olabileceğini, kötü niyetli kişilerin bu ürünleri gerçek pırlanta ve taş olarak pazarlayabildiğini söyledi. Gerçek pırlanta ile sentetik CVD pırlantayı çıplak gözle ayırt etmenin mümkün olmadığını, aralarındaki fiyat farkının 1'e 10, hatta taşın büyüklüğüne göre 1'e 20'ye kadar çıkabildiğini vurguladı. Doğal pırlantayı sentetik pırlantadan ancak gemoloji laboratuvarlarında yüksek teknolojik cihazla ayırt edilebildiğini, elmastaki sentetiği anlamak için ise laboratuvarda atomik bazda inceleme gerektiğini dile getirdi. İstanbul Kuyumcular Odası'nın Türkiye'nin Gemoloji Laboratuvarı (GLT) ile bu ihtiyacı karşıladığını ve GLT Laboratuvarı'nda pırlanta, renkli taşlar ve mücevherin yanı sıra Lab Diamond, CVD Diamond'a uluslararası geçerliliği olan sertifika düzenlediğini, Lab Diamond sertifikalarında özellikle laboratuvar pırlantası olduğunu açıkça belirttiklerini ve bu sertifikaları gerçek pırlanta/elmastan ayırmak üzere ayrı bir kağıt ve renkte sunduklarını sözlerine ekledi. Pırlanta işine yeni girenlerin aldanarak laboratuvar pırlantasını bilmeyerek alabileceğini belirten kuyumcu mağazası sorumlusu Mahmut Özkök, kendi başlarına gelen bir olayı anlatarak, satmaya gelen bir kişinin pırlantasını cihaza koyduklarında kırmızı renk verdiğini ve laboratuvar pırlantası olduğunu fark ettiklerini söyledi. Özkök, HRD ve GIA gibi itibarlı şirketlerin sertifikalarının da sahtelerinin türetildiğini ve durumun suistimal edildiğini, sahteciliğe yönelimin arttığını ve laboratuvar pırlantalarının gerçekmiş gibi kuyumculara satılmak istendiğini belirtti. Kuyumcuların kendi sertifikalarını oluşturduğunu ve bunların 'mağaza sertifikası' olarak geçtiğini ifade eden Özkök, ikinci el pırlantalar satılmak için kuyumculara geldiğinde eğitimli kişilerin renk skalası ve gözleriyle leke olup olmadığını kontrol ederek sınıflandırma yaptıklarını ancak laboratuvar pırlantasının gözle ayırt edilemeyeceğini ve mutlaka cihaza sokulması gerektiğini söyledi. Gram altında sahteciliğe rastlamadığını ancak çeyrek altında sahteciliğin fazla olduğunu, altından anlayan kişilerin sahte altını eline aldığında dahi anlayabileceğini de sözlerine ekledi.