DÜNYA
Yayınlanma : 28 Nisan 2026 13:49
Düzenleme : 28 Nisan 2026 13:49

Küresel Gerilim Tırmanıyor: Dünya Yeni Bir Soğuk Savaş Eşiğinde mi?

Küresel Gerilim Tırmanıyor: Dünya Yeni Bir Soğuk Savaş Eşiğinde mi?
İran ve ABD-İsrail koalisyonu arasındaki gerilim, finansal yaptırımlar ve askeri teyakkuz ile yeni bir Soğuk Savaş dönemini tetikliyor. Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklık ve enerji fiyatlarındaki artış küresel kaygıları yükseltirken, Trump yöne

Beyaz Saray'a yakın kaynaklardan gelen bilgilere göre, İran ve ABD-İsrail koalisyonu arasındaki tansiyon, finansal yaptırımlar ve donanma müdahaleleriyle belirginleşen bir askeri teyakkuz aşamasına ulaşmış durumda. Hürmüz Boğazı'ndaki mevcut tıkanıklığın kısa vadede çözüme kavuşması pek olası görünmüyor.

TÜM ÜLKELER ENERJİ FİYATLARI NEDENİYLE KAYGILI

Bu durumun küresel enerji fiyatlarını doğrudan etkilediği ve Axios haber ajansına göre dünyayı yeni bir Soğuk Savaş benzeri döneme sürüklediği belirtiliyor. Enerji fiyatlarının aylarca yüksek seyretmesi ve her an sıcak bir çatışma riskinin bulunması, 2026 yılına kadar Sovyetler Birliği ve ABD arasındaki gerilimli dönemi anımsatıyor. ABD'li yetkililer, ülkenin ne tam bir savaşla ne de bir anlaşmayla sonlanabilecek, donmuş bir çatışma döngüsüne girmesinden endişe duyuyor. Bu senaryoda, ABD güçlerinin bölgede uzun süreli varlığı ve Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmaya devam etmesi bekleniyor. Taraflar şu an için karşı hamleyi beklerken, Başkan Trump'ın yeni askeri operasyonlar ile finansal yaptırımların İran'ı müzakereye zorlaması arasında bir kararsızlık yaşadığı aktarılıyor.

TRUMP YÖNETİMİNİN KARARSIZLIĞI VE YAPTIRIM SİYASETİ

Trump'ın yakın çevresinden gelen bilgilere göre, başkanın İran'ın dilinden anladığı tek şeyin 'bombalar' olduğunu düşündüğü ancak aynı zamanda gerçekçi davranarak güç kullanmaktan kaçınmak istediği ancak geri adım atmayacağı ifade ediliyor. Yaklaşan ara seçimler öncesindeki bu belirsizlik, Trump için siyasi ve ekonomik açıdan en kötü senaryoyu oluşturuyor. Başkanın danışmanları çözüm arayışlarını sürdürürken, bazı üst düzey yetkililer askeri operasyonlara dönülmeden önce ekonomik baskının artırılmasından yana görüş bildiriyor. Dışişleri Bakanı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Marco Rubio, İran üzerindeki yaptırım seviyesinin olağanüstü boyutta olduğunu ve bu baskının daha da artırılabileceğini belirterek, dünyanın diğer ülkelerini de rejimi taviz vermeye zorlamak için uygulanan bu yaptırımlara katılmaya davet ediyor. İran ise Hürmüz Boğazı'nın açılması karşılığında gemi ablukasının kaldırılmasını içeren bir teklif sunmuş durumda. Teklifte, İran'ın nükleer programının müzakereye açılması 3 madde halinde öne sürülüyor. Ancak Trump'ın nükleer programın durdurulmasını önceliklendirmesi nedeniyle bu öneriye sıcak bakmadığı biliniyor. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, başkanın kırmızı çizgilerinin net bir şekilde iletildiğini vurgularken, masadaki önerinin nükleer müzakereleri ertelediği için Trump tarafından yeterli bulunmadığı anlaşılıyor. Nükleer silahsızlanma hedefi, ABD'nin en önemli şartı olmaya devam ediyor. İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması ve petrol tankerlerinden geçiş ücreti talep etmesi de gerilimi artıran bir diğer faktör olarak öne çıkıyor. Dünya ham petrol arzının önemli bir kısmının geçtiği bu su yolunda ABD ve İran karşılıklı gemilere müdahale ederken, ABD yönetimi savaşta kullanılabilecek kaçak malzeme taşıdığı iddia edilen tankerlere el koymayı sürdürüyor. Trump, nükleer program endişeleri giderilene kadar deniz ablukasını kaldırmayacağını belirtirken, ABD ablukanın hedef listesini genişleterek finansal kuruluşları ve nakliye şirketlerini de kapsama alanına alıyor. Bu yaptırımların Çin'deki rafinerileri bile etkileyeceği öngörülüyor. Axios'a konuşan bir yetkili, durumu 'maksimum baskı' olarak tanımlarken, bunun askeri harekat anlamına da gelebileceğini ancak nihai kararın başkana ait olduğunu belirtiyor. Trump yönetimi, bu baskının İran'ı petrol kuyularını kapatmaya zorlayarak büyük ekonomik hasara yol açacağını düşünürken, eleştirel analistler bu yöntemin İran'dan taviz koparmaya yetmeyeceği görüşünde.