Küba'nın ekonomik ve sosyal yapısında tarihi bir kırılma yaşanıyor. Yıllardır süregelen Amerikan ambargolarının yarattığı baskı, adanın sosyalist rejimini köklü değişikliklere itti. Küba Ulusal Meclisi'nden oybirliğiyle geçen 200'e yakın reform paketi, ülkenin ekonomik modelinde devrim niteliğinde adımları beraberinde getiriyor.
ÖZEL SEKTÖR VE MÜLKİYETTE YENİ DÖNEM
Bu kapsamlı reformlar, Fidel Castro'nun 1959'daki devriminden bu yana görülen en büyük dönüşümü temsil ediyor. Artık özel bankacılık ve emlak sektörlerinin önü açılıyor. Devlet mülklerinin özelleştirilmesine ve bu varlıkların hem Küba vatandaşlarına hem de yabancılara satılmasına izin verilecek olması, adanın ekonomik geleceği hakkında önemli ipuçları veriyor.
ABD İLE NORMALLEŞME YOLDA MI?
Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz Canel, bu tarihi reformların ortasında milletvekillerine seslenerek sosyalizme olan inancı koruma çağrısı yaptı. Aynı zamanda, ABD ile ilişkileri normalleştirmeye hazır olduklarının sinyalini verdi. Canel, "Küba halklarımızın çıkarına olacak medeni ve karşılıklı saygıya dayalı bir ilişkiye her an hazırız" diyerek, gösterilen saygının karşılığını bekleme arzusunu dile getirdi. Bu çıkış, iki ülke arasındaki uzun süreli gerilimin seyrini değiştirebilir.
ABD'NİN PETROL ABLUKASI VE GÜVENLİK ENDİŞELERİ
Havana yönetimi, ABD'nin uyguladığı petrol ablukası nedeniyle oldukça zorlu günler geçiriyor. Başkan Donald Trump'ın Venezuela ve İran'ın ardından Küba'yı da hedef alabileceğine dair daha önceki açıklamaları, güvenlik endişelerini artırmıştı. ABD'nin, ancak "temel değişiklikler yapılması halinde" Küba hükümetiyle ciddi bir işbirliğine gidebileceği yönündeki tavrı, bu reformların ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.



