İngiltere Kralı III. Charles, ABD Kongresi'ndeki tarihi konuşmasında hem geçmişe göndermeler yaptı hem de mizahi üslubuyla dikkatleri üzerine çekti. 35 yıl aradan sonra Kraliçe II. Elizabeth'in ardından Kongre'de konuşma yapan ilk Kraliyet mensubu unvanını alan Charles, ABD ile Birleşik Krallık arasındaki köklü ancak zaman zaman inişli çıkışlı ilişkilere esprili bir dille değindi.
TARİHİ REKABET VE MİZAH KÖPRÜSÜ
Konuşmasına, George Washington ile kendi atası III. George arasındaki tarihi bağı esprili bir dille kurarak başlayan Kral Charles, "Burada sinsi bir artçı harekâtın parçası olarak bulunmuyorum" diyerek geçmişteki ayrılığa zarif bir gönderme yaptı. Bu sözler, salondaki katılımcılar arasında gülüşmelere neden oldu. Kral'ın en çok konuşulan şakası ise Donald Trump'ın Beyaz Saray'a yeni bir balo salonu inşa etme projesini hedef aldı. 1814 yılında İngiliz ordusunun Washington'ı işgal edip Beyaz Saray'ı yakmasına atıfta bulunan Charles, bu olayı "küçük bir gayrimenkul geliştirme girişimi" olarak nitelemesiyle hem kahkahaları hem de alkışları topladı.
DEMOKRASİ VE ORTAK DEĞERLERE VURGU
Konuşmasının ilerleyen bölümlerinde daha ciddi bir tona geçen Kral Charles, demokrasi, denge ve denetleme mekanizmalarının önemine vurgu yaptı. ABD'nin kurucu değerlerini anarken, özgürlük ve hukuk devleti ilkelerinin iki ülke için ortak bir miras olduğunu belirtti. Bu ifadeler, özellikle Demokrat Parti üyeleri tarafından ayakta alkışlandı. Akşam yemeği sırasında yapılan bir yoruma verdiği esprili yanıt da dikkat çekti. ABD'nin küresel rolüne dair bir yoruma karşılık, "Biz olmasaydık Fransızca konuşuyor olurdunuz" demesi, eski Başkan Donald Trump'ın Avrupa'ya yönelik benzer bir sözüne ince bir gönderme olarak yorumlandı. Kral Charles'ın konuşması, diplomatik nezaket ile mizahın ustaca harmanlandığı, Atlantik'in iki yakası arasındaki ince dengeleri de gözler önüne seren bir performans olarak değerlendirildi.



