Şili'de konuşlanan Gemini South teleskobu, gökyüzünün en ünlü gezegenimsi bulutsularından NGC 6302'yi, yani Kelebek Bulutsusu'nu olağanüstü detaylarla yeniden görüntülemeyi başardı. Bu yeni çekim, bulutsunun daha önce hiç olmadığı kadar net ve etkileyici bir şekilde gözlemlenmesine olanak tanıdı.
GEZEGENİMSİ BULUTSULARIN KOZMİK DRAMI
Gezegenimsi bulutsular, yaşam döngülerinin sonuna yaklaşan yıldızların dış katmanlarını uzaya fırlatarak oluşturduğu parlak gaz kabuklarıdır. İlk keşfedildiklerinde gezegenlere benzetildikleri için bu isimle anılsalar da, aslında ölmekte olan yıldızların geride bıraktığı kozmik izlerdir. M57 gibi klasik örnekler, amatör astronomların gözlemlemekten keyif aldığı nesneler arasında yer almaktadır.
BİR YILDIZIN SON NEfesİ: KELEBEK BULUTSUSU'NUN HİKAYESİ
Kelebek Bulutsusu, bu türün en çarpıcı örneklerinden biridir. Hubble Uzay Teleskobu'nun 2020'de elde ettiği görüntüsü hafızalardaki yerini korurken, Gemini South'un yeni görüntüsü bulutsuyu farklı bir perspektiften sunuyor. Bulutsu, 2.500 ila 3.800 ışık yılı uzaklıkta bulunmakta ve Güneş benzeri bir yıldızın ölüm anından ortaya çıkmıştır. Yaklaşık 2.000 yıl önce ölmeye başlayan yıldız, genişleyerek Güneş'in 1.000 katı boyutuna ulaştığında dış katmanlarını uzaya fırlatmaya başlamıştır.
GAZ AKIMLARININ ŞİDDETLİ ETKİLEŞİMİ VE RENKLERİN DOĞUŞU
Ekvator düzleminde daha yavaş hareket eden gaz, yoğun bir halka oluştururken, bu halkanın dik yönünde fışkıran madde, günümüzde gözlemlenen kanat benzeri lobları meydana getirmiştir. Ardından gelen hızlı yıldız rüzgarları, önceki gaz akımlarına saatte 1.86 milyon mil hızla çarparak, bulutsunun içindeki tüy benzeri dokuları, sütunları ve heykelsi kıvrımları ortaya çıkarmıştır. Merkezden yayılan yoğun ışımalar, çevredeki hidrojen, azot ve oksijeni 20.000°C'nin üzerine kadar ısıtarak bu fotoğraftaki canlı renklerin oluşumuna katkıda bulunmuştur.



