GÜNDEM
Yayınlanma : 04 Ağustos 2025 10:09
Düzenleme : 04 Ağustos 2025 10:09

Koruma kararları etkisiz: Trabzon'da yeni bir kadın cinayeti

Koruma kararları etkisiz: Trabzon'da yeni bir kadın cinayeti
Trabzon'un Beşikdüzü ilçesinde, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan Ali Eren Somun, boşanma aşamasındaki Sinem Somun'u öldürdü. Bu olay, koruma kararlarının yetersizliğini ve kadınların savunmasızlığını bir kez daha gösterdi.

Trabzon'un Beşikdüzü ilçesinde yaşanan korkunç olay, koruma kararlarının uygulamada yetersiz kaldığını bir kez daha gözler önüne serdi. Hakkında uzaklaştırma kararı bulunan Ali Eren Somun, boşanma aşamasında olduğu Sinem Somun'u evinde katletti. Saldırgan, balkondan eve girerek genç kadını öldürdü. Olay yerine ilk ulaşan bekçi de saldırgan tarafından yaralandı. Sinem Somun'un daha önce birçok kez ölümle tehdit edildiği öğrenildi.

KORUMA KARARLARI KAĞIT ÜSTÜNDE Mİ KALIYOR?

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu verilerine göre, 2024 yılında koruma kararına rağmen 20 kadın öldürüldü. 2025'in ilk altı ayında ise bu sayı dokuza yükseldi. Avukat Şükran Eroğlu, koruma kararlarının çoğu zaman uygulanmadığını, kadınların yalnız bırakıldığını ve faillerin sistemin boşluklarından cesaret aldığını belirtti. Eroğlu, “Koruma kararları kağıt üstünde kalıyor. Çünkü uygulama yok. Kadına bir telefon numarası veriliyor, ‘Yaklaşırsa ara’ deniyor. 7/24 koruma neredeyse hiç sağlanmıyor. Elektronik kelepçe sayısı sınırlı. Sığınma evleri yetersiz. Kadının ekonomik ve fiziksel güvencesi yok. Oysa biz yıllardır bu sistemin koruyucu değil, caydırıcı işlemesini talep ediyoruz” dedi.

POLİS VE MÜLKİ AMİRLERİN GÖREVİ

Eroğlu, faillerin birkaç yıl içinde çeşitli yollarla serbest kalabileceğini ve bunun cezasızlık algısını pekiştirdiğini vurguladı. Kolluk kuvvetleri ve mülki amirlerin de bu konuda yetkili olduğunu belirten Eroğlu, “Polis, kadını evine göndermekle değil, onun güvenliğini sağlamakla görevlidir. Kolluk da mülki amir de geçici koruma tedbiri alabilir. Ama çoğu zaman alınmıyor. Kadın karakola gittiğinde hala ‘Eşindir, barışırsınız’ deniliyor. Bu bir ihmalkarlık değil, açıkça görevi ihlaldir. Şiddetin olduğu bir birliktelik aile değildir. Kadınların yaşam hakkı, hiçbir siyasi ya da ahlaki kaygının gerisine itilemez. Devletin görevi, kadını yaşatmak. Ama bugün tam da bu koruma sisteminin çökmesi ve cezasızlık kadınları öldürüyor” şeklinde konuştu. Hülya Şellavcı ve Ayşe Tokyaz cinayetleri de benzer ihmallerin örnekleri olarak gösterildi. Şellavcı davasında İzmir 3. İdare Mahkemesi, İçişleri Bakanlığı'nın aileye 2,5 milyon lira tazminat ödemesine karar verdi.