Türkiye'nin yerli ve milli insansız savaş uçağı Kızılelma, havacılık tarihinde emsalsiz bir başarıya imza atarak dünya savunma teknolojilerinde yeni bir dönemi başlattı. Baykar tarafından geliştirilen Kızılelma, geçtiğimiz hafta görüş ötesi hava-hava füzesiyle jet motorlu bir hava hedefini vurarak bu alanda bir ilke imza attı. Bu tarihi başarı, uluslararası basında geniş yankı bulurken, ABD'nin bile dikkatini çekerek savunma stratejilerinde bir referans noktası haline geldi.

KIZILELMA'DAN GÖRÜŞ ÖTESİNDE TARİHİ VURUŞ
Baykar'ın gurur kaynağı Kızılelma, 29 Kasım'da gerçekleştirdiği testte Murad AESA radarını kullanarak Gökdoğan hava-hava füzesini ateşledi ve doğrulanmış bir görüş ötesi hedef imhası gerçekleştirdi. Bu gelişme, hem radar takibi hem etki görüntüleri hem de tam bağımsız hedefleme altyapısıyla dünyada ilk kez kaydedildi. Bu durum, Yunanistan, İsrail, Avrupa ve ABD'deki savunma analistleri tarafından Türkiye'nin insansız hava muharebesi doktrininde yeni bir çağ başlattığı şeklinde yorumlandı.

ABD'DEN KIZILELMA'NIN ARDINDAN İLK ADIM
Kızılelma'nın bu dikkat çekici başarısının ardından, ABD de kendi insansız hava aracı programında bir adım attı. Boeing'in MQ-28 Ghost Bat insansız hava aracı, 9 Aralık'ta ilk kez AIM-120 AMRAAM füzesi ateşledi. Ancak, bu testte hedef tespiti aracın kendi radarı yerine E-7 AWACS uçağının yönlendirmesine dayanıyordu. Füze fırlatma anına dair takip görüntüsü ve etki kaydının paylaşılmaması, Avrupa medyasında ABD testinin, Kızılelma'nın sahip olduğu bağımsız hedefleme yeteneğine henüz ulaşamadığı yorumlarına yol açtı.

TÜRKİYE İLK SIRADA, ABD İSE İKİNCİ SIRADA YER ALDI
ABD'nin bu denemesinin, Türkiye'nin Kızılelma ile ulaştığı seviyenin gerisinde kaldığı belirtiliyor. Kızılelma'nın otonom hedefleme, radar kilidi ve doğrulanmış vuruş gibi özelliklerinin ABD testinde gözlemlenmemesi dikkat çekti. Kızılelma'nın bu başarısı, Türkiye'nin insansız savaş uçakları alanında ABD dahil birçok ülkeye ilham kaynağı olduğunu ve hatta yön verdiğini açıkça ortaya koyuyor. Bayraktar TB2, Akıncı ve Kızılelma ile Gökdoğan füzesini içeren Türkiye'nin yerli ekosistemi, ABD'nin uzun süredir üzerinde çalıştığı MQ-28 programına bile rehberlik edebilecek bir düzeye erişmiş durumda.


