DÜNYA
Yayınlanma : 24 Mayıs 2026 17:09
Düzenleme : 24 Mayıs 2026 17:09

Kızıldeniz'den başkente dev su akışı: 438 km'lik hatla kuraklığa meydan okuyorlar

Kızıldeniz'den başkente dev su akışı: 438 km'lik hatla kuraklığa meydan okuyorlar
Ürdün, Kızıldeniz'den arıtılan suyu 438 km'lik hatla başkent Amman'a taşıyacak. Kuraklıkla mücadele eden ülke, 2028'de ilk suyun ulaşmasını hedefliyor.

Ürdün, kronikleşen su kıtlığına karşı hayati bir adım atarak, Kızıldeniz'in tuzlu sularını başkent Amman'a taşıyacak devasa bir projeyi hayata geçiriyor. 'Akabe-Amman Su Arıtma ve Taşıma Projesi' adıyla bilinen bu stratejik girişim, ülkenin gelecekteki su güvenliğini sağlamayı hedefliyor.

Kızıldeniz\

DENİZ SUYU İÇİLEBİLİR HALE GETİRİLECEK

Projenin kalbinde, Akabe Körfezi kıyısında inşa edilecek ileri teknoloji bir ters ozmoz tesisi yer alıyor. Burada, denizden çekilen su en modern arıtma yöntemleriyle tuzdan arındırılacak ve insan tüketimine uygun, içilebilir hale getirilecek. Bu tesisin yıllık 300 milyon metreküp içme suyu üretmesi planlanıyor; bunun büyük bir kısmı başkent Amman ve çevresine yönlendirilecek.

438 KİLOMETRELİK BORU HATTI ÇÖLÜ VE DAĞLARI AŞACAK

Arıtılan suyun başkente ulaştırılmasında ise 438 kilometrelik devasa bir yer altı boru hattı kullanılacak. Ürdün'ün güneyinden başlayıp ülkenin kuzeyine doğru uzanacak bu hat, engebeli araziler ve çöl bölgelerinden geçecek. Hattın zorlu coğrafyasında suyun kesintisiz ve verimli bir şekilde akışını sağlamak amacıyla güçlü pompa istasyonları kurulacak. Projenin ilk etabının 2028'de tamamlanması ve aynı dönemde Amman'a ilk suyun ulaşması öngörülüyor. Ürdün, yer altı sularının tükenmesi, iklim değişikliğine bağlı kuraklık ve hızla artan nüfus baskısı gibi nedenlerle dünyanın en ciddi su sıkıntısı çeken ülkelerinden biri. Bu nedenle Akabe'den Amman'a uzanacak bu boru hattı, sadece bir altyapı yatırımı değil, aynı zamanda ulusal bir beka mücadelesinin somut bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Projenin enerji ihtiyacını karşılamak üzere büyük bir güneş enerjisi santrali de planlanırken, milyarlarca dolarlık maliyetin uluslararası finans kuruluşları, iklim fonları ve özel sektör işbirlikleriyle karşılanması bekleniyor. Fransız SUEZ ve Meridiam liderliğindeki konsorsiyumun bu dev projede kilit rol oynaması öngörülüyor.