Yıllardır toplumun vicdanında derin yaralar açan faili meçhul cinayetler, gelişen teknoloji ve adli bilimlerdeki atılımlarla artık birer birer gün yüzüne çıkıyor. Adalet Bakanlığı'nın yeniden el attığı tozlu dosyalar, Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ve Emniyet Kriminal Şube Müdürlüğü'nün hummalı çalışmalarıyla aydınlatılıyor. DNA analizleri, yapay zekâ destekli veri taramaları, gelişmiş balistik incelemeler ve dijital kayıtların titizlikle yeniden değerlendirilmesi sayesinde, geçmişte çözülemeyen birçok sır perdesi aralanıyor.
BİLİM VE TEKNOLOJİYLE YENİ BİR DÖNEM
Adli bilimlerdeki devrim niteliğindeki gelişmeler, eski delillere adeta yeniden hayat veriyor. Özellikle DNA analiz tekniklerindeki olağanüstü ilerleme, en küçük biyolojik kalıntılardan dahi kesin sonuçlar elde edilmesini sağlıyor. Dijital veri tabanlarının genişlemesi ve uluslararası bilgi paylaşımının artmasıyla birlikte, soruşturmalar bambaşka bir boyuta ulaştı. Yapay zekâ destekli veri analizi, son teknoloji laboratuvarlar ve genetik şecere yöntemleri, faili meçhul dosyaların çözümünde artık vazgeçilmez birer araç haline geldi. Hatta, HTS kayıtları ile kamera sistemlerinin entegrasyonu bile faile ulaşmada kritik bir eşik oluşturuyor. Mikroskobik izlerin dahi analiz edilebilmesi sayesinde, önümüzdeki yıllarda faili meçhul cinayetlerin sayısında ciddi bir düşüş bekleniyor.
ESKİ KAYITLAR YENİ DELİLLER ÜRETİYOR
Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Adli Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sevil Atasoy'un da altını çizdiği gibi, geçmişte takipsiz kalan dosyalar, günümüzde yeniden incelenen dijital kayıtlar sayesinde aydınlatılabiliyor. Sigara izmaritleri, saç telleri, deri hücreleri veya yıllarca saklanmış kan lekeleri bile, on yıllar sonra faillerin kimliğini ortaya çıkarabiliyor. Özellikle 'dokunma DNA'sı' yöntemiyle, bir nesneye temas eden kişinin bıraktığı hücrelerden kimlik tespiti yapmak mümkün hale geldi. Şüphelinin DNA'sı doğrudan veri tabanında olmasa bile, uzak akrabaları üzerinden aile ağacı oluşturularak faile ulaşılıyor. Geçmişte okunaksız kabul edilen araç plakaları, yapay zekâ destekli görüntü iyileştirme ve plaka tanıma sistemleri sayesinde artık net bir şekilde belirlenebiliyor. Bu gelişmelerle birlikte, 24 yıl sonra bulunan Galip Öztürker cinayeti, 20 yıl sonra ortaya çıkan Gülcan Yazıcı cinayeti ve 16 yıl sonra annesi tespit edilen 'çöpteki bebek' vakası gibi pek çok faili meçhul dosya aydınlatılmış durumda.



