Kanada'nın devasa ormanlarında kontrol altına alınamayan yangınlar, sadece yerel halkı değil, binlerce kilometre ötedeki şehirleri de etkisi altına alıyor. Ontario eyaletinde 100'den fazla noktada devam eden alevler, küresel bir felaketin habercisi gibi.
ATEŞ ÇEMBERİNDE BİR ÜLKE
Yüksek sıcaklıklar, kuraklık ve acımasız rüzgarın tetiklediği yangınlar, adeta bir canavara dönüşmüş durumda. Armstrong kenti yakınlarındaki vahşi doğada ilerleyen alevler, bir yük trenini ortasında bırakacak kadar cüretkârlaştı. Neyse ki, telsizle yapılan imdat çağrısı üzerine mürettebatın yara almadan kurtarılması, bu felaketteki tek teselli oldu. 11 numaralı kara yolundan gelen görüntüler ise durumun vahametini gözler önüne seriyor; gökyüzü, yangının dehşetini yansıtan turuncu bir renge bürünmüş.
DUMAN PERDESİ ALTINDA BİR METROPOL
Yangınların en trajik sonuçlarından biri, hava kalitesindeki ani ve korkunç düşüş. Eyaletin kalbi Toronto, bu duman perdesi altında nefes almakta zorlanıyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün en kirli şehirler listesinde Toronto, Kinşasa ve Yeni Delhi gibi metropolleri geride bırakarak zirveye oturdu. Kanada Çevre Bakanlığı'nın uyarıları ise durumu daha da netleştiriyor: Göz, burun ve boğaz tahrişi, baş ağrısı, öksürük gibi belirtilerle mücadele eden halkın pencerelerini ve kapılarını kapalı tutması hayati önem taşıyor. Yangının yükselttiği zehirli dumanlar, sınırları aşarak ABD'nin New York kentine kadar ulaştı, görüş mesafesini daralttı ve bu büyük metropolün de havasını zehirledi.



