25 Kasım, yalnızca bir farkındalık günü değil; aynı zamanda somut çözüm önerileri sunulması gereken tarihî bir sorumluluktur. AL-KON Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, bu konuda yaptığı açıklamada, kadınların kültürümüzde hak ettikleri yeri bulduğunu ve korunması gerektiğini vurguladı. Kadınlar, erkeklere Tanrı’nın bir emaneti olarak görülmüş, annelik hakkı zirvede tutulmuştur. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) hayatında bir kez bile kadınlara şiddet uygulamamış, onların bilgeliğini övmüştür. Türk toplumlarında anaerkil yapı hâkimdir ve annenin sözü ailede önceliklidir.
KADIN ÇALIŞANLARIN YAŞADIĞI SORUNLAR
Bugün, kadın kamu çalışanları şiddeti yalnızca sokakta değil, iş yerlerinde, toplumsal baskıda, kariyer eşitsizliklerinde ve tacize varan durumlarda yaşamaktadır. Özellikle doktorlar ve sağlık çalışanları, ergonomik çalışma şartlarından mahrum kalmakta, gece nöbetlerinde yıpranmakta ve sosyal yaşantılarından taviz vermek zorunda kalmaktadır. Kadına yönelik her türlü şiddet, adil bir kamu düzeninin gereği olarak karşı durulması gereken bir insan hakları meselesidir.
AL-KON'UN MÜCADELE VE ÖNERILERI
AL-KON’un kurucu gücü Hekimsen, sağlıkta şiddetin önlenmesi için mücadele etmektedir. 25 Kasım manifestosunda, kadın kamu çalışanlarına yönelik mobbing ve psikolojik şiddete karşı koruma hükümleri, yasal çerçeve, hukuki destek, güvenli alanlar ve liyakat esaslı fırsat eşitliği talep edilmektedir. Kampanya etkinliğiyle 'Şiddet sadece fiziksel değildir' mesajı veriliyor ve 2026'da bir dijital platform kurulması planlanıyor.



