Japonya'nın Yonaguni Adası açıklarında, ilk kez 1980'lerde dalış eğitmeni Kihachiro Aratake tarafından keşfedilen ve keskin hatlarıyla Machu Picchu'yu anımsatan devasa bir su altı yapısı, bilim dünyasında büyük bir gizemini sürdürüyor. Basamaklı platformları, geometrik tünelleri ve dik açılarla kesişen düz çizgileriyle dikkat çeken bu oluşumun, bazı uzmanlarca kayıp "Mu Kıtası"na ait olabileceği öne sürülüyor.
DOĞAL MI, YAPAY MI? TARTIŞMALAR ALEVLENİYOR
Yüzlerce metre boyunca uzanan bu sıra dışı geometri, oyulmuş kanallar ve kare biçimli boşluklarla çevrili. Yapının bazı bölümlerindeki geniş açıklıklar, "açılmış gözlere" benzetiliyor ve bu da keşfin yapay bir mimari olup olmadığına dair tartışmaları körüklüyor. Araştırmacı Masaaki Kimura gibi isimler, bu oluşumun yaklaşık 10 bin yıl öncesine dayanan antik bir megalitik şehir olduğunu savunuyor. Kimura, bölgede piramit benzeri yapılar, tapınaklar ve hatta bir stadyumun izlerini gördüğünü belirterek, buluntuları efsanevi Mu Kıtası ile ilişkilendiriyor.
BİLİMSEL GÖRÜŞLER VE DOĞANIN SANATI
Buna karşılık, Robert Schoch gibi pek çok bilim insanı, yapının tamamen doğal jeolojik süreçlerin bir ürünü olduğunu ileri sürüyor. Bu görüşe göre, bölgedeki kumtaşı tabakaları depremler ve doğal kırılmalar neticesinde paralel çatlaklar oluşturarak basamaklı bir görünüm kazanıyor. Su altındaki yosun ve tortuların etkisiyle bu doğal yapıların zamanla "insan eliyle yapılmış" bir mimari illüzyonuna dönüştüğü ifade ediliyor. 1986 yılından beri gizemini koruyan Yonaguni Sualtı Yapısı, modern bilimin henüz kesin bir sonuca varamadığı nadir keşifler arasında yer alıyor ve dalgıçlar ile araştırmacılar için insanlık tarihinin en büyük su altı bilmecelerinden biri olmaya devam ediyor.


