DÜNYA
Yayınlanma : 25 Mart 2026 09:29
Düzenleme : 25 Mart 2026 09:29

İzlanda: Ordusu olmayan NATO ülkesi nasıl hayatta kalıyor?

İzlanda: Ordusu olmayan NATO ülkesi nasıl hayatta kalıyor?
İzlanda, ordusu olmadan NATO üyesi olarak güvenliğini nasıl sağlıyor? Diplomatik bağlar ve bütçe avantajlarıyla huzurlu bir yaşam sunuyor.

Dünya genelinde savunma sanayi yatırımları trilyon dolarlara ulaşırken, Kuzey Atlantik'in tam ortasında dikkat çeken bir ülke var: İzlanda. NATO’nun kurucu üyelerinden biri olmasına rağmen, İzlanda ne bir savaş uçağına ne de bir tank birliğine sahip. Peki, bu stratejik konumda bulunan bir ada devleti, ordusu olmadan nasıl varlığını sürdürüyor?

DİPLOMATİK BAĞLARLA GÜVENLİK

İzlanda’nın savunma stratejisi, askeri birlikler yerine güçlü diplomatik ilişkiler ve stratejik ortaklıklar üzerine kurulu. 1869 yılından bu yana aktif bir ordusu bulunmayan ülke, güvenliğini NATO çatısı altında ve ABD ile imzaladığı özel savunma anlaşmalarıyla sağlamakta. Ülkede ağır silahlı birlikler yerine sadece gelişmiş bir Sahil Güvenlik ekibi ve terörle mücadele birimi (Viking Squad) mevcut. İlginç bir diğer nokta ise; İzlanda sokaklarında görev yapan polislerin bile rutin devriyelerinde silah taşımadığıdır.

BÜTÇE AVANTAJI VE REFAH DEVLETİ

Ordusuz olmanın getirdiği bütçe avantajı, İzlanda'yı dünyanın en gelişmiş refah devletlerinden biri haline getirmiştir. Savunma harcaması yerine eğitime, teknolojiye ve yenilenebilir enerjiye yatırımlar yapan ada, her yıl "Dünyanın En Huzurlu Ülkeleri" listesinde zirvedeki yerini korumaktadır. İzlanda halkı için güvenlik, sınırlardaki askerlerle değil; toplumdaki adalet, yüksek eğitim kalitesi ve ekonomik eşitlik ile sağlanmaktadır. İzlanda, ordusunu bir yük olarak gören tek ülke değil. Örneğin, Kosta Rika 1948 yılında anayasal bir kararla ordusunu tamamen lağvetti ve tasarruf ettiği parayla devasa milli parklar kurarak "Pura Vida" felsefesiyle yaşamaktadır. Avrupa'daki Andorra ve Liechtenstein gibi mikro devletler de benzer bir yaklaşım sergileyerek askeri maliyetlerini komşularına devretmektedir. Pasifik'te ise Palau ve Marshall Adaları, savunmalarını tamamen ABD koruması altında sürdürmektedir.