Sosyal medyanın ve dijital basının gündemine bomba gibi düşen 'İsviçre'ye taşınana devlet para veriyor' söylentisi, meğer modern bir internet efsanesinden ibaretmiş. Bu küresel trendin peşine takılan on binlerce kişi, hayallerini süsleyen Alpler'deki sakin yaşam umuduyla başvuru kuyruklarına girse de, karşılarına çıkan gerçekler pek de pembe bir tablo çizmedi.
Gerçekler Ağır Şartlarla Yüzleşti
İsviçre'nin hızla göç veren küçük bir dağ köyünün, nüfusunu artırmak adına başlattığı nakit teşvik programı, aslında bir hayatta kalma projesiymiş. Başvuruları inceleyen adaylar, bu teklifin 'cennete giden kestirme yol' olmadığını, aksine ağır ekonomik yükümlülükler getirdiğini fark etti. Kulaktan kulağa yayılan asılsız iddiaların aksine, köy yönetimi bu parayı karşılıksız bir hibe olarak dağıtmıyordu. Sözleşmenin en can alıcı noktalarından biri, köy sınırları içinde en az 200 bin dolar değerinde bir ev satın alma, inşa etme veya kapsamlı bir tadilat projesine girişme şartıydı. Yani köy yönetimi, cebinde para olmayanlara nakit dağıtmak yerine, köye büyük bir sermaye yatırımı yapılmasını istiyordu.
10 Yıl Yaşam Zorunluluğu ve Yetersiz İmkanlar
Ekonomik şartların yanı sıra, teşvikten yararlanmak isteyenleri bekleyen bir diğer ağır yükümlülük ise tam 10 yıl boyunca kesintisiz olarak bu köyde yaşama taahhüdüydü. Eğer bu süre dolmadan köyden ayrılmak isterseniz, aldığınız tüm parayı yasal faiziyle birlikte İsviçre hükümetine iade etmek zorundaydınız. Ancak zorluklar ekonomik ve hukuki şartlarla sınırlı değildi. Başvuranları asıl şok eden, köydeki sosyal imkanların yetersizliği oldu. Nüfusun azalmasıyla birlikte köyde aktif eğitim veren bir okul bulunmuyor, işlemler için banka şubesi veya ATM yok ve günlük ihtiyaçlar için sadece tek bir küçük yerel bakkal hizmet veriyordu. Sosyal medyada 'Hemen bavulunuzu toplayın' çağrılarıyla viral olan bu ilan, dijital çağda bilginin nasıl çarpıtılabileceğinin somut bir kanıtı olarak binlerce kişi için hayal kırıklığına dönüştü. Uzmanlar, internetteki 'gerçek olamayacak kadar iyi' fırsatlara karşı dikkatli olunması ve mutlaka resmi kaynakların incelenmesi konusunda uyarıyor.


