Kış mevsiminin kendini göstermesiyle birlikte Türk hamamları, ziyaretçi akınına uğruyor. Özellikle Osmanlı döneminden miras kalan bu eşsiz kültüre duyulan merak, yabancı turistleri İstanbul'a çekerek sektöre önemli bir ivme kazandırıyor. Hamamlar, hem yerli hem de yabancı misafirlerin yoğun ilgisiyle İstanbul ekonomisine değerli katkılar sağlıyor.

YABANCILARIN YENİ GÖZDESİ: ŞİFALI HAMAM DENEYİMİ
Türk hamamlarının "şifalı" olduğuna dair yaygın inanış, turistleri bu otantik deneyimi yaşamaya teşvik ediyor. Kese ve masaj gibi geleneksel hizmetler, Osmanlı kültürünün bir parçası olarak büyük beğeni topluyor. Bu durum, şehre döviz girdisi sağlarken, yaz aylarında nispeten daha sakin olan sektör, kış aylarında yerli ve yabancı turistlerin akınıyla dolup taşıyor. Özellikle Yunanistan, Hollanda, Çin ve Almanya gibi ülkelerden gelen ziyaretçiler arasında Çinli turistlerin, yıkanma kültürü, göbek taşı ve köpüklü keseye olan ilgisi dikkat çekiyor.

GENÇLER DE TARİHİ GELENEĞE SAHİP ÇIKIYOR
Son yıllarda gençlerin de hamamlara olan ilgisinde gözle görülür bir artış yaşanıyor. Kese ve masaj gibi hizmetler sayesinde gençler de bu tarihi geleneğe sahip çıkarak onu yaşatıyor. Kış aylarında soğuk havaların etkisiyle artan grip, nezle ve bel ağrısı gibi rahatsızlıklar, hamamlara olan talebi yüzde 60-70 oranında yükseltiyor. İstanbul'da mevcut bulunan yaklaşık 45-50 tarihi ve 100-150 modern hamam ile bu sektör, ortalama 15-20 bin kişiye istihdam sağlıyor. Otellerdeki hamamların sayısının artması da sektörün büyüme potansiyelini destekliyor.
KIŞ YOĞUNLUĞU YÜZDE 100 ARTIYOR
Fatih'teki tarihi bir hamamın 30 yıllık işletmecisi Reşat Turunç, kış aylarında müşteri yoğunluğunun yaz aylarına kıyasla yüzde 100'e kadar çıktığını belirtiyor. Yazın ortalama 60 misafirin ağırlandığı hamamda, kışın bu sayının 100'e ulaştığını ifade eden Turunç, özellikle Çin, İtalya ve Rusya'dan gelen turistlerin hamamları merak edip ziyaret ettiğini dile getiriyor. Rusların saunaya yoğun ilgi gösterdiğini, Çinlilerin ise son 10 yıldır Türk hamamlarına artan bir ilgiyle yaklaştığını vurguluyor. 45 yıldır tellaklık yapan Mehmet Yılmaz ise, Avrupa, Asya, Rusya, Japonya, Kanada, ABD, Hollanda, Danimarka, İtalya ve Güney Kore gibi dünyanın dört bir yanından müşterisi olduğunu, bu işin köklü bir kültür olduğunu ve hatta yurt dışından özel çekimler için bile geldiklerini söylüyor. Kese yapıldığında kişinin kendisini daha dinç hissettiğini, bedensel ve ruhsal bir rahatlama sağlandığını ekliyor.


