Gazze'de yaşanan savaş suçlarını incelemek üzere kurulan 'Gazze Mahkemesi'nin nihai oturumu devam ederken, eski BM Filistin Raportörü Prof. Dr. Richard Falk başkanlığındaki heyet, İsrail'in 'aç bırakma, ekolojik kırım ve ev yıkımı' gibi suçlarını masaya yatırdı.
Siyonizm karşıtı İsrailli ses: Yerleşimci olarak sorumluluğum var
Oturumda söz alan Ev Yıkımlarına Karşı İsrail Komitesi (ICAHD) Başkanı İsrailli Antropolog Jeff Halper, Siyonizm karşıtı olduğunu belirterek, "Bir sömürgeci yerleşim ülkesinde bir yerleşimciyim. Kişisel sorumluluğumun bir parçası olarak, yaşadığım ülkenin Filistinlilerin haklarını yok etmemesi benim için son derece önemli" dedi. Halper, İsrail'in Batı Şeria'yı Gazze'leştirdiğini ve mülteci kamplarına yönelik yoğun saldırılar sonucu binlerce kişinin evlerinden edildiğini, ancak dünya kamuoyunun bu duruma yeterince dikkatini vermediğini vurguladı. İbrahim Anlaşmaları'nın genişlemesinin siyasi anlamda en büyük tehdit olduğunu belirten Halper, bu anlaşmaların iki devletli çözümü değil, kurumsallaşmış bir apartheid sistemini pekiştirdiğini ifade etti.
Gazze'deki durum geçici, asıl tehlike Batı Şeria'da
Halper, Gazze'deki ateşkesin geçici olduğunu ve İsrail'in askeri operasyonlarını daha sessizce sürdürdüğünü belirterek, "Netanyahu da bunun son olmadığını, sadece geçici bir ara olduğunu söyledi. İsrail, bu arayı Gazze'ye karşı savaşı sürdürmek için bir fırsat olarak görüyor" diye konuştu. Kendi ülkesinin işlediği suçlardan sorumlu hissettiğini dile getiren Halper, "Filistinlilerle birlikte barış içinde yaşamak istiyorum. İsrailli olarak bu benim için çok önemli" dedi. Gazze Mahkemesi'nin karar duruşması yarın yapılacak.
Tarihsel adaletsizlik ve umut: Direniş nesilden nesile devam edecek
Osmanlı Padişahı 5. Murat'ın torunu Kenize Murad ise, Filistin meselesinin kendisi için kişisel ve tarihî bir yük olduğunu belirterek, 40 yılı aşkın süredir çatışmaları yakından izlediğini ve Filistin'in insanlık tarihinin en ağır adaletsizlik örneklerinden biri olduğunu söyledi. Gazze'yi daha çok sesin anlatması gerektiği düşüncesiyle mahkemede yer aldığını belirten Murad, Batı Şeria'da köylerin yakıldığını ve saldırıların arttığını ancak umudunu kaybetmediğini vurguladı. Tarihin, Filistinlilerin direnişinin nesiller boyu tekrar doğduğunu gösterdiğini ifade eden Murad, adalet sağlanmadıkça hak arayışının süreceğini ve kalıcı çözüm için müzakere yoluyla tek bir demokratik devlet veya iki devletli bir düzenin gerekliliğini belirtti. Etkinlik kapsamında Anadolu Ajansı'nın (AA) İsrail'in zulmünü belgeleyen fotoğraflarından oluşan "Kanıt" kitabından görsellerin yer aldığı bir sergi de açıldı.



