ABD'nin Suudi Arabistan'a F-35 savaş uçakları satışı, İsrailli analistler arasında büyük bir endişe yarattı. Tel Aviv yönetimi, bu gelişmenin Ortadoğu'daki hava üstünlüğünü kaybetme riskini beraberinde getireceğinden endişe duyuyor.
STRATEJİK ORTAKLIK VE HAVA ÜSTÜNLÜĞÜ KAYGISI
ABD Başkanı Donald Trump'ın Suudi Arabistan'a F-35'lerin yanı sıra 300 tank satışını içeren anlaşmayı onaylaması, Riyad'ı Washington nezdinde İsrail'e denk bir stratejik ortak konumuna taşıdı. İsrailli uzmanlar, bu kararın ardından ülkenin bölgedeki hava üstünlüğünün geleceğine dair soru işaretlerinin arttığına dikkat çekiyor. Analizlerde, İsrail'in son iki yılda Gazze, Lübnan, İran ve Yemen'e yönelik saldırılarında F-35 filosunun belirleyici bir rol oynadığı vurgulanıyor.
NÜKLEER VE İLERİ TEKNOLOJİ ALANLARINDA İŞBİRLİĞİ
Tel Aviv Üniversitesi'ne bağlı Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü araştırmacıları Yoel Gozansky ve Eldad Şavit, bu konuda kaleme aldıkları makalede, Trump'ın Suudi Arabistan'a F-35 satma taahhüdünün yanı sıra iki ülke arasında sivil nükleer enerji, kritik mineraller, ileri teknolojiler ve güvenlik alanlarında da işbirliği öngörüldüğünü aktardı. Gozansky ve Şavit'e göre Riyad'ın nükleer alana adım atması İsrail açısından "temel bir soru işareti" oluştururken, yapay zeka, kritik mineraller ve ileri teknolojiler alanlarındaki işbirliğinin ABD'nin Çin'e karşı konumunu güçlendirdiği ve bunun İsrail'in çıkarlarıyla uyumlu olduğu savunuldu. Buna rağmen, Suudi Arabistan'a gelişmiş silah sistemlerinin verilmesinin, İsrail'in "nitelikli askeri üstünlüğünü koruma mekanizmasının yeniden değerlendirilmesini" gerekli kıldığı belirtildi.
NORMALLEŞME VE SAVUNMA PAKETİ VURGUSU
Haaretz gazetesi askeri analisti Amos Harel, Trump'ın Suudi Arabistan'a F-35 satışına açıkça karşı çıkmadığını ve bu satışın İsrail-Suudi Arabistan normalleşmesine bağlanmadığını yazdı. Harel, İsrail'in hava üstünlüğünü kaybetme endişesinin şimdilik erken olduğunu savunurken, İsrail'in ihtiyaç duyduğu şeyin "ABD yönetimlerinin Tel Aviv’in nitelikli askeri üstünlüğünü koruma yükümlülüğünü yasal olarak güvence altına alması" olduğunu belirtti. Yedioth Ahronoth gazetesi analisti Yossi Yehoshua ise anlaşmayı "Ortadoğu’daki en hassas stratejik kararlardan biri" olarak niteleyerek, bu durumun İsrail'in temel stratejik üstünlük unsurlarından birini zayıflatacağını ifade etti. Yehoshua, İsrail'in bu süreçte "Suudi Arabistan ile tam kapsamlı diplomatik normalleşmeyi ve ortak bir savunma düzenlemesini içerebilecek açık ve bağlayıcı bir paket" elde etmesi gerektiğine dikkat çekti.



