İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump ile yapacağı kritik görüşme öncesinde İran'a yönelik net taleplerini belirledi. Umman'da İran ile devam eden müzakereler çerçevesinde İsrail'in beklentileri, nükleer programın yanı sıra balistik füzeler ve bölgesel etkiyi de kapsayan geniş bir yelpazeyi oluşturuyor.

İRAN'DAN TAVİZ İSTENECEK Mİ?
İsrail'in önde gelen yayın kuruluşlarından Channel 14'te yer alan habere göre, İsrail Güvenlik Kabinesi'nin bu talepleri yarınki toplantısında detaylıca ele alması bekleniyor. Gazeteci Yinon Magal tarafından kamuoyuna duyurulan ve 7 ana başlık altında toplanan İsrail'in İran'dan beklentileri şu şekilde sıralanıyor:
- İran nükleer programının tamamen sona erdirilmesi.
- Uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin sıfırlanması ve mevcut tüm zenginleştirme kapasitesinin ortadan kaldırılması.
- Zenginleştirilmiş nükleer materyallerin İran dışına çıkarılması.
- İran balistik füzelerinin menzilinin 300 kilometre ile sınırlandırılması.
- İran'ın 'Şii ekseni' olarak bilinen bölgesel yapılanmasının dağıtılması.
- Sıkı, etkin ve gerçekçi bir denetim mekanizmasının kurulması.

GERİLİM TIRMANDIKÇA YAPTIRIMLAR VE GÜÇ GÖSTERİSİ
Netanyahu'nun, Trump'a yapacağı sunumda Tahran ile olası bir anlaşmada İran'ın balistik füze programının kısıtlanması ve Orta Doğu'daki vekalet savaşlarına verilen desteğin sonlandırılmasının mutlak şart olduğunu vurgulayacağı bildirildi. Bu talepler, İran ve ABD heyetleri arasındaki Umman'daki görüşmelerin hemen ardından gündeme geldi. Eş zamanlı olarak, ABD Hazine Bakanlığı yasa dışı petrol ticaretine karıştığı iddia edilen İran bağlantılı kuruluşlar ve petrol tankerlerine yönelik yeni yaptırımlar uygularken, İran'dan ithalat yapan ülkelere de gümrük vergisi getirildi. Görüşmelerin ertesi günü ise ABD Başkanı Trump'ın temsilcileri ve askeri yetkililer, İran'a yakın bir bölgede konuşlu bulunan "USS Abraham Lincoln" uçak gemisini ziyaret ederek bir güç gösterisi yaptı.

İRAN'DAN SERT KARŞILIK: FÜZELER GÜNDEM DIŞI
İran cephesinden ise bu taleplere karşı farklı bir duruş sergilendi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerin yalnızca nükleer dosyaya odaklandığını ve füzeler veya bölgesel konuların gündem dışı olduğunu net bir dille ifade etti. Arakçi, 'sıfır zenginleştirme' talebini kesin olarak reddederek, uranyum zenginleştirmenin İran'ın 'tartışmasız bir hakkı' olduğunu savundu. Haziran 2025'te yaşanan gerilimin ardından Umman'da yeniden başlayan nükleer görüşmeler, Tahran ve Washington arasındaki tansiyonun yükseldiği bir döneme denk geldi.


