İsrail, yaklaşık iki yıl aradan sonra yeniden açılan Refah Sınır Kapısı'ndan Filistinlilerin Gazze'ye dönüşünü engellemek için akıl almaz bir yöntem deniyor. Kaynaklara göre, bölgeye dönmek isteyen Filistinlilere ya muhbirlik teklif ediliyor ya da Mısır'a dönmeleri halinde mal varlıklarına el konulacağı tehdidi savruluyor.
İNSAN HAKLARI İHLALLERİ GÜNDEMDE
Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Ofisi'nin yayımladığı raporda, Gazze'ye dönen Filistinlilerin milisler tarafından kelepçelendiği, gözlerinin bağlandığı ve tehdit edildiği yönünde kanıtların bulunduğu belirtildi. Rapora göre, Refah Sınır Kapısı'ndan geri dönen Filistinliler, İsrail destekli Ebu Şebab milisleri tarafından karşılandıktan sonra İsrail ordusunun kontrol noktasına götürülüyor. Burada alıkonulan Filistinlilere, Gazze'ye geçmeleri durumunda mal varlıklarına el konulacağı yönünde tehditler savruluyor.
FİZİKSEL ŞİDDET VE AŞAĞILAYICI MUAMELE
Gazze'ye dönmek isteyen Filistinliler, Refah Sınır Kapısı'ndan geçerken fiziki şiddete maruz kaldıklarını, aşağılayıcı sorgulamalara ve üst aramalarına tabi tutulduklarını aktarıyor. Açıklamalarda, sağlık hizmetine muhtaç hastaların taleplerinin dikkate alınmadığı veya tuvalet kullanmalarına izin verilmediği durumlarla karşılaştıkları da belirtiliyor. Hatta Filistinlilere, aileleriyle birlikte Mısır'a geri dönmeleri veya İsrail lehine muhbir olarak çalışmalarını kabul etmeleri karşılığında para teklif edildiği de ifade ediliyor. Bu durum, Filistinli vatandaşların Refah Sınır Kapısı'ndan geçerken ciddi hak ihlallerine maruz kaldığını ve işkence ile insanlık dışı muameleden korunma haklarından mahrum bırakıldıklarını gözler önüne seriyor.
BEŞ FARKLI KONTROL NOKTASI VE İSRAİL'İN GİZLİ DESTEĞİ
Gazze'ye dönen Filistinli vatandaşların Mısır, Filistin yönetimi, Avrupa Birliği temsilcileri, İsrail destekli milisler ve son olarak İsrail ordusu olmak üzere beş ayrı kontrol noktasından geçmek zorunda kaldığı belirtiliyor. İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberine göre, İsrail ordusu Refah Sınır Kapısı'ndaki geçişlerde Ebu Şebab milislerinin üst aramaları çalışmalarına izin veriyor. Öte yandan, Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre İsrail, Gazze Şeridi'nde silahlı milislerine gizlice para ve silah desteği sağlıyor ve onlara koruma da sunuyor. Bu milisler, İsrail ordusunun kontrolündeki bölgelerde görev alıyor ve taktiksel operasyonlarda, hatta tünel ve enkaz bölgelerinde kullanılıyor. Kuruluşlar, geri dönenlerin tanıklıklarına dayanarak, yaşlı ve çocukların da aralarında bulunduğu kişilerin elleri ve gözleri bağlanarak sert askeri sorgulamalara tabi tutulduğunu ve kişisel mülklerine el konulduğunu aktarıyor. Gazze içindeki bazı grupların İsrail ordusuyla koordineli hareket ederek Filistinlileri alıkoyduğu ve tutuklama tehdidiyle baskı yaptığı vurgulanıyor. Sahadaki tanıklıklar, silahlı kişilerce otobüslerin durdurulduğunu, yolcuların askeri araçlarla başka bölgelere götürüldüğünü ve ardından İsrail ordusuna teslim edildiklerini gösteriyor. Silahlı grupların eşyalara el koyduğu ve İsrail askerlerinin de dönüş nedenlerine dair sorgulamalar yaptığı belirtiliyor. Günlük 50 kişinin geçişi konusunda anlaşmaya varıldığı iddialarına rağmen pratikte bu sayıya ulaşılamıyor. Gazze'deki insani durum ve sağlık sistemindeki yıkım nedeniyle tedavi için dışarı çıkması gereken 22 bin yaralı ve hasta varken, yaklaşık 80 bin Filistinlinin ise Gazze'ye geri dönmek için isimlerini kaydettirdiği biliniyor. Bu durum, İsrail'in yıkımına rağmen Filistinlilerin topraklarına dönme ve tutunma konusundaki kararlılığını ortaya koyuyor.



