EKONOMİ
Yayınlanma : 14 Ocak 2026 13:58
Düzenleme : 14 Ocak 2026 13:58

İş kalitesinde küresel ilerleme durdu: Milyonlarca çalışan yoksulluk ve güvencesizlikle boğuşuyor

İş kalitesinde küresel ilerleme durdu: Milyonlarca çalışan yoksulluk ve güvencesizlikle boğuşuyor
ILO raporu, küresel işsizliğin sabit kalmasına rağmen milyonlarca çalışanın yoksulluk, kayıt dışılık ve güvencesizlikle mücadele ettiğini ortaya koyuyor. Ekonomik dönüşümdeki yavaşlık, iş kalitesini olumsuz etkiliyor.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), yayımladığı İstihdam ve Sosyal Eğilimler 2026 Raporu ile küresel iş gücü piyasasındaki endişe verici tabloyu gözler önüne serdi. Rapora göre, küresel işsizlik oranının bu yıl yüzde 4,9 seviyesinde sabit kalması ve yaklaşık 186 milyon kişiyi etkilemesi bekleniyor.

YÜZ MİLYONLARCA ÇALIŞAN YETERSİZ GELİR VE KAYIT DIŞILIKLA MÜCADELE EDİYOR

İşsizlik oranındaki durağanlığa rağmen, dünya genelinde milyonlarca çalışan hala nitelikli ve insana yakışır işlere erişemiyor. Yaklaşık 300 milyon çalışan, günde 3 dolardan az bir gelirle aşırı yoksulluk içinde yaşmaya devam ederken, kayıt dışı istihdamda artış yaşandığına dikkat çekiliyor. Bu yıl, 2,1 milyar kişinin sosyal koruma, çalışma hakları ve iş güvencesinden yoksun, kayıt dışı işlerde çalışacağı tahmin ediliyor. Özellikle düşük gelirli ülkelerde kaydedilen sınırlı ilerleme, en dezavantajlı çalışanların daha da geride kalmasına neden oluyor.

EKONOMİK DÖNÜŞÜMLERDEKİ YAVAŞLIK İŞ KALİTESİNİ OLUMSUZ ETKİLİYOR

ILO'nun analizine göre, ekonomilerin daha yüksek katma değerli sanayi ve hizmetlere geçişindeki yavaşlama, iş kalitesi ve verimlilik artışında sürdürülebilir bir ilerlemenin önündeki en büyük engel olarak öne çıkıyor. ILO Genel Direktörü Gilbert F. Houngbo, raporla ilgili yaptığı açıklamada, "Dirençli büyüme ve istikrarlı işsizlik rakamları bizi daha derin bir gerçekten uzaklaştırmamalı. Yüz milyonlarca çalışan hala yoksulluk, kayıt dışılık ve dışlanmışlık içinde sıkışmış durumda." ifadelerini kullandı. Houngbo, özellikle tedarik zincirleri ve dijital ticaret genişlerken geride kalma riski taşıyan daha yoksul ekonomilerde, insana yakışır iş ve sosyal adaletin ilerletilmesi için eşgüdümlü eylem ve daha güçlü kurumlara ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi.