İran ile İsrail arasındaki çatışmaların 32. gününe girilirken, ABD'nin savaşın ilk günlerinde sivil yerleşim yerlerine yönelik saldırılarda 'test edilmemiş' yeni nesil füzeler kullandığına dair iddialar Amerikan basınında yer buldu. Bu durum, sivil kayıplardaki olası rolünü yeniden gündeme getirdi.
YENİ NESİL MÜHİMMAT VE ETKİLERİ
New York Times gazetesinin analizine göre, ABD'nin 28 Şubat'ta Fars eyaletine bağlı Lamerd ilçesinde askeri tesis yakınlarındaki bir spor salonu ve okula düzenlediği saldırıda, daha önce savaş ortamında test edilmemiş olan 'Hassas Saldırı Mühimmatı' (PrSM) adlı yeni tip balistik füzelerin kullanıldığı belirtiliyor. Bu silahın, hedefe doğrudan çarpmak yerine etrafa binlerce tungsten parçacığı saçarak misket bombalarına benzer bir etki yarattığı ifade ediliyor. Saldırıda en az 21 kişinin hayatını kaybettiği bildirilirken, füzelerin neden sivil yerleşim yerlerini hedef aldığına dair bir tasarım hatası, üretim kusuru veya yanlış istihbarat olup olmadığı araştırılıyor.
NETANYAHU VE BEYAZ SARAY'DAN AÇIKLAMALAR
Bu gelişmeler yaşanırken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Newsmax'e verdiği röportajda İran'a karşı yürütülen savaşta hedeflerin yarısından fazlasına ulaşıldığını belirtti ve İran'ın askeri kapasitelerini ve nükleer programını yok etme yolunda ilerlediklerini söyledi. Netanyahu, İran rejiminin içten çökeceğine inandığını da ekledi. Öte yandan Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, İran ile görüşmelerin devam ettiğini ve bazı maddelerin kabul edildiğini duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump ise Truth platformunda yaptığı açıklamada, İran ile anlaşmaya varılmazsa ülkenin enerji altyapısını hedef alacaklarını belirterek, “Tüm elektrik üretim santrallerini, petrol kuyularını ve Hark Adası'nı havaya uçurarak sonlandıracağız” tehdidinde bulundu. Trump, İran'la müzakerelerin iyi gittiğini ve yakında bir anlaşmaya varılabileceğini de ifade etti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da, hedeflere birkaç hafta içinde ulaşılmaya yakın olunduğunu ve Trump'ın Hürmüz Boğazı'nı kontrol etmesini engellemek için birçok seçeneği olduğunu söyledi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü ise ABD ile doğrudan görüşme olmadığını, arabulucular aracılığıyla temasların sürdüğünü ve İran'a iletilen tekliflerin çoğunun gerçek dışı olduğunu belirtti.



