ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları 16. gününde devam ederken, NTV Tahran Muhabiri Ali Çabuk, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ile özel bir röportaj gerçekleştirdi. Bekayi, İsrailli yetkililerin Türkiye'yi hedef göstermesi üzerine önemli açıklamalarda bulundu.
İRAN'DAN TÜRKİYE'YE SALDIRI İDDİALARINA YALANLAMA
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Türkiye'ye yönelik herhangi bir füze ya da insansız hava aracı saldırısının İran ordusu tarafından gerçekleştirilmediğini kesin bir dille reddetti. Bekayi, "Türk dostlarımıza son saldırıların İran tarafından gerçekleştirilmediğini söyledik" diyerek, İran'ın Türkiye'ye yönelik bir saldırı niyetinin olmadığını vurguladı. İki ülke arasındaki sınırların en güvenli sınırlardan biri olduğunu belirten Bekayi, Türkiye ile her zaman dostane ilişkiler yürüttüklerini ve bu ilişkileri korumaya büyük önem verdiklerini ifade etti. Kültürel, tarihsel, dini ve duygusal ortak paydaların iki ülke halkını birbirine bağladığını dile getiren Bekayi, Türkiye ile İran arasında olası sabotajların önüne geçmek için daha yakın iletişimin kurulması gerektiğini ve ortak bir komite oluşturulması önerisini yineledi.
BÖLGESEL GELİŞMELER VE İRAN'IN KONUMU
Bekayi, mevcut bölgesel gelişmelerin ABD'nin iş birliğiyle ve bazı Avrupa ülkelerinin kayıtsızlığıyla başladığını belirtti. Lübnan, Suriye ve diğer ülkelere yönelik saldırıların ardından şimdi de İran'ın hedef alındığını söyledi. İsrailli yetkililerin Türkiye'yi sıradaki hedef olarak işaret etmesinin amacının İslam ülkelerini parçalamak, zayıflatmak ve nihayetinde İsrail rejiminin bölge üzerinde hâkimiyet kurmasını sağlamak olduğunu savundu. İran halkının, yetkilisi veya sıradan vatandaşıyla ortak bir hedefe sahip olduğunu, bunun da İran'ın varlığını, vatanlarını, onurlarını savunmak ve bölgede kan döken zorba güçlere karşı durmak olduğunu dile getirdi. Bekayi, "false flag" (sahte bayrak) operasyonu ihtimaline dikkat çekerek, İsrail rejiminin bu tür yöntemlerle İran ile bölge ülkeleri arasında ayrılık yaratmak isteyebileceğini vurguladı. Bu nedenle tüm komşu ve bölge ülkelerinin dikkatli olması gerektiğini belirtti.
MÜCTABA HAMANEY'İN SAĞLIK DURUMU VE PSİKOLOJİK SAVAŞ
Yeni dini lider Mücteba Hamaney'in durumu hakkındaki spekülasyonlara da değinen Bekayi, bunların psikolojik savaşın ve yanlış bilgi üretiminin bir parçası olduğunu söyledi. Mücteba Hamaney'in hayatta ve sağlıklı olduğunu kesin bir dille ifade eden Bekayi, ABD ve Siyonist rejimin ülkeleri yıkma yönteminin sabit bir model izlediğini belirtti. Önce ülkeleri şeytanlaştırdıklarını, ardından tüm halkı insan dışı göstererek saldırıları meşrulaştırdıklarını söyledi. Birçok medya kuruluşunun bu tür propaganda ve yalanları araştırma yapmadan yaydığını belirten Bekayi, İslam dünyasının ve bölgenin medya kuruluşlarının rolünün çok önemli olduğunu vurguladı. İranlılara söylenenlerin komşu ülkeler hakkında da söylendiğini, bölge ülkelerinin güvenliğine, istikrarına ve geleceğine değer verilmediğini ifade etti. Bekayi, devam eden savaşın sadece İran'a değil, İran medeniyetine ve kimliğine karşı olduğunu, bu yüzden kültürel mirasın hedef alındığını ancak bu durumun burada durmayacağını sözlerine ekledi. İran'ın kendisini savunduğunu ve bu savaşı başlatmadığını, ABD ve İsrail'in askeri saldırılarına karşı savunma eylemlerinde bulunduğunu belirtti. Bölge ülkelerindeki ABD üslerinin İran'a karşı saldırıların planlanması ve desteklenmesi için kullanıldığını, bu nedenle vurulmak zorunda kalındığını açıkladı. Eğer bu üslerin kötüye kullanımı durursa İran'ın da eylemlerini sürdürmek için bir nedeni kalmayacağını sözlerine ekledi.



