İran'ın eski dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in, ABD-İsrail ittifakının saldırıları sonucu hayatını kaybetmesinin ardından başlayan cenaze törenleri, başkent Tahran'da halkın yoğun katılımıyla devam etti. Altı gün sürmesi planlanan törenlerin ilk günü uluslararası heyetlerin katılımıyla gerçekleşirken, dün halka açık olarak meydanlarda gerçekleştirilen anma etkinliklerinde "savaşın zaferle noktalandığı" mesajları verildi.
HAMANEY'İN CENAZESİNDE BİRLİK VE İNTİKAM ÇAĞRILARI
Tahran'daki "İmam Humeyni" Musallası'nda düzenlenen cenaze törenine yüz binlerce İranlı akın etti. Yas tutan halk, bir yandan da birlik ve beraberlik mesajları verirken, sık sık "İntikam" sloganları yükseldi. Törenlerde gazetecilere konuşan İranlı Muhammed Nadiri, ABD ve İsrail'in İran halkının dayanışması karşısında şaşkınlığa uğradığını belirterek, birlik ve beraberlikle "düşmanın" hedeflerini boşa çıkaracaklarını ifade etti. Mir Muhammed Azadi ise ülke liderlerinin vefatına rağmen birlik ve beraberlik içinde kalmaya devam edeceklerini ve "her zamankinden daha güçlü" olacaklarını vurguladı.
TRUMP'TAN TAHİRAN'A İZİN İDDİASI VE HÜRMÜZ BOĞAZI GERİLİMİ
Bu gelişmeler yaşanırken, ABD Başkanı Donald Trump, Tahran'daki yas törenleri kapsamında İran yönetimine "bir hafta izin verdiğini" iddia etti. Trump, ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybeden Hamaney için yapılan devlet törenini değerlendirirken, İran'ın tüm askeri yeteneğini yerle bir ettikleri iddiasını da yineledi. Savaşın sona ermesinin ardından Hürmüz Boğazı'nın statüsü de uluslararası tartışmaların odağı haline geldi. İran, boğaz geçişlerinin kendi kontrolünde olmasını ve nihai anlaşma sonrası statüsünün değişmesini talep ederken, bölge ülkeleri ve İngiltere ile Fransa gibi güçler ise boğazda uluslararası barış gücü gönderme teklifinde bulundu. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü ise bu teklifi kesin dille reddederek, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin kıyı devletlerinin sorumluluğunda olduğunu ve kriz yaratanların sonuçlarından sorumlu olacağını belirtti.



