İran'da olası bir rejim değişikliği ihtimali ve bu durumun küresel etkileri, alanında uzman isimler tarafından masaya yatırıldı. İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Hazar Vural, ABD'nin küresel politikalarındaki tutumuna dikkat çekerek, İran'ın mevcut yönetim biçimiyle ABD'ye uyum sağlamasının zor olduğunu belirtti.

ABD MÜDAHALESİ VE İRAN'IN İÇ DİRENCİ
Vural'a göre, hava operasyonları yoluyla bir rejim değişikliğinin gerçekleşmesi pek olası değil. Dışişleri Bakanlığı'nın da vurguladığı gibi, dışarıdan bir müdahale söz konusu olduğunda İran'da 'beka meselesi' olarak algılanacak bir durum nedeniyle iç direncin artması kaçınılmaz olacaktır. Ekonomik sıkıntılar ve halk arasındaki hoşnutsuzluk, stratejik noktaların bombalanması gibi bir senaryoda ciddi bir krize dönüşebilir. ABD'nin, ara seçimler öncesinde maliyeti yüksek ve piyasaları olumsuz etkileyecek bir saldırıdan kaçınabileceği ve Körfez bölgesindeki uzun vadeli kriz riskini göz önünde bulundurması gerektiği de ifade edildi.

MÜZAKERELER Mİ, SAVAŞ MI? RİSKLER VE ÇIKARLAR
Emekli Büyükelçi Uluç Özülker, Trump yönetiminin müzakere sürecinin ilerlemesi durumunda aceleci bir adım atmayacağını belirtti. Eğer müzakereler samimiyse, her iki tarafın da ortak bir fayda arayışında olduğunu ve yönetim değişikliği gibi konuların bu görüşmelerin dışında tutulduğunu savundu. Özülker, nükleer konu ve buna bağlı küçük başlıkların ön plana çıktığını, Trump'ın ani bir saldırı kararının büyük bir çatışmayı tetikleyeceği için riskli olacağını ve daha sınırlı bir çerçeveye gelindiğini düşündüğünü söyledi. Bu bağlamda, İran'ın büyük bir hata yapmadığı sürece savaş çıkması beklenmiyor.

İRAN'IN HAZIRLIKLARI VE MUHTEMEL KARŞILIK
Emekli Amiral Cem Gürdeniz, ABD'nin İran'a karşı Venezuela'ya uyguladığına benzer bir strateji izlediğini, yani 'gambot diplomasisi' ve yaptırımlar yoluyla ülkeyi köşeye sıkıştırmaya çalıştığını ifade etti. Ancak, İran İslam Cumhuriyeti Milli Günü'nde milyonlarca kişinin rejime sahip çıkmasının, İran'ın farklı bir pozisyonda olduğunu ve daha hazırlıklı olduğunu gösterdiğini vurguladı. Gürdeniz, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidi dahil olmak üzere her türlü askeri tehdide odaklanacağını ve ABD'nin olası bir saldırısına daha sert bir yanıt vereceğini öngördü. ABD unsurlarının ciddi zarar görebileceği uyarısında bulundu. Savaş çıkması durumunda İsrail'in hedeflerinin rejimi koruma güçleri, nükleer yetenekler ve balistik füzeler olacağını, ancak ABD'nin doğrudan hava saldırıları yerine uzaktan silah sistemlerini kullanabileceğini, uçak gemilerinden kalkan uçakların menzilinin yetmeyebileceğini ve bu durumun Katar'daki tanker uçaklarıyla desteklenmesi gerekeceğini ekledi.


