İngiltere'de, insan kalıntılarının ticaretiyle ilgili tartışmalar gündemde. Henry Scragg adlı bir satıcı, Essex'teki dükkanında insan kafatasları, mumyalanmış vücut parçaları ve insan derisinden yapılmış eşyalar satıyor. Dükkanın internet sitesinde aylık insan kafatası aboneliği bile sunuluyor.

YASAL GRİ ALAN VE UZMAN UYARILARI
Bu satışların yasal olup olmadığı belirsizliğini koruyor. Birleşik Krallık'ın önde gelen adli bilimcilerinden Sue Black, insan kalıntılarının ticaretinin düzenlenmesi gerektiğini savunuyor. Black, düzenlemenin olmamasının, büyüyen çevrimiçi pazarın mezarlıklardan kemiklerin çıkarılmasıyla yeni bir 'ceset hırsızlığı' çağını körükleme riskini taşıdığını belirtiyor. Uzmanlar, sorunun bir kısmının yasaların uygulanma biçiminde yattığını, mezarı kirletmenin suç olmasına rağmen, kalıntıların teknik olarak mülk sayılmadığını ve bu nedenle yasal olarak 'sahiplenilemez' ya da 'çalıntı' sayılamayacağını ifade ediyor.

ARTAN SATIŞLAR VE SOSYAL MEDYANIN ETKİSİ
Cambridge Üniversitesi'nden Dr. Trish Biers, İngiliz Biyolojik Antropoloji ve Osteoarkeoloji Derneği'nde (BABAO) insan kalıntılarının satış ve ticaretini araştıran bir görev gücü koordine ediyor. Biers, son yıllarda Birleşik Krallık'ta satışlarda önemli bir artış olduğunu ve sosyal medyanın bu piyasayı tamamen değiştirdiğini belirtiyor. BABAO, son beş yılda 200'den fazla satışı engelledi. The Guardian'ın incelediği bazı kafataslarında kir ve insan dokusu izleri bulunması, bunların yakın zamanda kazılmış olabileceğini düşündürüyor. Belfast merkezli bir web sitesinde 995 sterline satılan bir kafatasının kök hasarı belirtileri gösterdiği belirtiliyor. Birleşik Krallık merkezli bir dükkanın web sitesinde ise 795 sterline satılan bir kafatasının, eski mezarlardan kazılan bedenlerde görülen manganez oksit lekelenmesi belirtileri gösterdiği ifade ediliyor.
YASALARIN YETERSİZLİĞİ VE UZMAN GÖRÜŞLERİ
İnsan kalıntılarının özel ticareti, 2004 İnsan Doku Yasası'nın kapsamı dışında kalıyor. Yasa, yalnızca 100 yıldan genç kalıntıları kapsıyor ve belirli kullanımları düzenliyor. Ancak uzmanlar, bunun sosyal medyada satıcılar tarafından paylaşılan görüntüler için rutin olarak uygulanmadığını belirtiyor. Dr. Biers, tıbbi araştırmaların sıkı bir şekilde düzenlenirken, koleksiyoncular ve satıcıların insan kalıntılarını alıp satmakta ve değiştirmekte özgür olmasının kabul edilemez olduğunu vurguluyor.


