İletişim Başkanı Fahrettin Altun, İletişim Başkanlığı'nda düzenlenen 'Soykırımın Kadın Tanıkları: Gazze'de Medya ve Direniş' başlıklı panele katılarak önemli açıklamalarda bulundu. Duran, İsrail'in Gazze'de 2 yılı aşkın süredir insanlık tarihinde benzerine az rastlanır bir mezalim ve soykırım uyguladığını vurguladı.
GAZETECİLERİN CAN PAHASINA DİRENİŞİ
Duran, Gazze'deki gazetecilerin, özellikle de kadın gazetecilerin eşi benzeri görülmemiş bir direniş ve kahramanlık sergilediğini belirtti. Saldırıların hedefi olmalarına rağmen görevlerini fedakarca yerine getirmeye çalıştıklarını ifade eden Duran, Filistin'de katledilen gazetecilerin direnişini anlatan 'Gerçeğin Katli: İsrail'in Gazeteciliğe Karşı Savaşı' kitabını Türkçe, İngilizce ve Arapça olarak uluslararası kamuoyunun istifadesine sunduklarını hatırlattı. İsrail'in insanlığın vicdanında kalıcı olarak mahkum olduğunu ve uluslararası mahkemelerde sanık kürsüsünde yer aldığını söyledi.
ALAA AL-HAMS'IN HİKAYESİ İÇLERİ TİTRETTİ
Duran, İsrail'in Gazze'de 2 yıl içinde 37'si kadın olmak üzere 300'e yakın gazeteciyi hedef alarak katlettiğini açıkladı. Bunlardan biri olan kadın gazeteci Alaa Al-Hams'ın hikayesini anlattı. Alaa'nın ailesinin 1948'de mülteci kampına sığınmak zorunda kaldığını, kendisinin de İsrail saldırıları sırasında ailesinden 10 kişiyi kaybettiğini ve yaralandığını belirtti. Duran, Alaa'nın şehit edilen ailesi için sosyal medyadan 'Aceleniz mi vardı, yoksa ben mi çok yavaştım? Son buluşmanıza beni de katsaydınız ne olurdu?' paylaşımını yaptığını ve bu paylaşımdan kısa süre sonra İsrail'in evini vurmasıyla, karnındaki bebeğiyle birlikte şehit olduğunu ifade etti.
DİJİTAL EGEMENLİK MİLLİ GÜVENLİKTİR
Duran, Batı merkezli bazı uluslararası medya kuruluşlarının dezenformasyon, manipülasyon ve yalan haberlerle soykırımın propaganda aygıtına dönüştüğünü, İsrail'in işlediği suçları meşrulaştırmaya çalıştığını söyledi. Dijital medyada da İsrail'i destekleyici uygulamaların tarihe utanç vesikaları olarak geçtiğini, sosyal medya şirketlerinin algoritmaları bir silah gibi kullanarak Filistinlilerin sesini kısmak için dijital duvarlar ördüğünü vurguladı. Duran, 'Gazze soykırımı da göstermiştir ki dijital egemenlik, bugün milli güvenlikten ayrı düşünülemez' diyerek, ulusal veri altyapısını, yerli sosyal medya platformlarını ve yerli içerik ağlarını tahkim eden bir mücadele yürüttüklerini belirtti.



