GÜNDEM
Yayınlanma : 09 Temmuz 2026 07:45
Düzenleme : 09 Temmuz 2026 07:45

İkinci vatanları için canlarını hiçe saydılar: 15 Temmuz'da yabancılar da meydanlardaydı

İkinci vatanları için canlarını hiçe saydılar: 15 Temmuz'da yabancılar da meydanlardaydı
15 Temmuz darbe girişiminde, Türkiye'yi ikinci vatanı olarak gören yabancılar da meydanlara inerek milli iradeye sahip çıktı. Ürdünlü Emced Mansur omzundan yaralanırken, Sudanlı Maha Bikhit milli birlik ruhundan etkilendi.

15 Temmuz darbe girişimi, Türkiye'nin sadece kendi vatandaşlarını değil, aynı zamanda ülkesini ikinci vatanı olarak benimseyen yabancı uyrukluları da bir araya getirdi. O gece, Türkiye'de yaşayan yabancılar, milli iradenin yanında yer alarak meydanlara indi, darbeye karşı direnişe katıldı, yaralılara yardım etti ve demokrasi nöbetlerinde saf tuttu. O döneme damgasını vuran bu kahramanlık öykülerinden biri de Sudanlı Maha Bikhit ve Ürdünlü akademisyen Emced Mansur'a ait. Aradan geçen yıllara rağmen, o unutulmaz geceyi hala canlı bir şekilde hatırlıyorlar.

CANIMIZ PAHASINA SAHİP ÇIKTIĞIMIZ VATAN

Ürdünlü akademisyen Emced Mansur, 15 Temmuz gecesi İstanbul Fatih'te bulunduğunu ve yaşananları televizyondan izlediğini aktardı. O anları, Mısır, Libya ve Suriye gibi ülkelerdeki karmaşayla ilişkilendiren Mansur, Türkiye'nin de aynı duruma düşmemesi için dua ettiğini belirtti. Hemen evinden çıkarak Saraçhane'ye koşan Mansur, darbeci askerlerin açtığı ateş sonucu omzundan yaralandı. Ancak yaralanmanın acısından çok, Türkiye'nin zarar görmesi endişesini taşıdığını dile getiren Mansur, "Bu ülkenin ayakta kalması için gerekirse canımı vermeye hazırdım" diyerek o geceki kararlılığını vurguladı.

41 GÜNLÜK DEMOKRASİ NÖBETİ VE VATAN SEVGİSİ

Türkiye'yi ikinci vatanı olarak gördüğünü belirten Mansur, darbe girişiminin ardından tam 41 gün boyunca Saraçhane'de demokrasi nöbeti tuttuğunu söyledi. Eğitimini tamamladıktan sonra Türkiye'de kalmayı tercih eden Mansur, kendisini asla yabancı hissetmediğini, Türkiye'nin kendi vatanı olduğunu ifade etti. Yetiştirdiği öğrencilerin bu ülkeye hizmet etmesinden gurur duyduğunu belirten Mansur, "Ben yabancıyım, Ürdün vatandaşıyım, ne olursa olsun ülkeme dönerim diye düşünmedim. Tam tersine, bu ülke benim de vatanım. Ona sahip çıkmazsam Allah'a bunun hesabını veremem diye düşündüm. Ben Ürdün'ü nasıl vatanım olarak görüyorsam, Türkiye'yi de aynı şekilde görüyorum. Bir insan çocukları arasında ayrım yapabilir mi hiç? Allah bir daha 15 Temmuz gibi acı bir gece yaşatmasın" sözleriyle vatan sevgisinin derinliğini ortaya koydu.

TÜRK BAYRAĞI, 15 TEMMUZ RUHUNU HATIRLATIYOR

O dönem Isparta'da yüksek lisans eğitimi alan Sudanlı Maha Bikhit de darbe girişimini sosyal medyadan takip ettiğini anlattı. Camilerden peş peşe yükselen salalarla olayın vahametini anladığını belirten Bikhit, vakit kaybetmeden sokağa çıkarak kent meydanına yürüyen vatandaşlara katıldığını söyledi. Meydanda, demokrasiye sahip çıkmak için ellerinde Türk bayraklarıyla binlerce insanın bir araya geldiğini gören Bikhit, Türkiye'deki milli birlik ruhundan derinden etkilendiğini ifade etti. Etnik köken, siyasi görüş ve ideolojik farklılıkların bir kenara bırakılarak ortak bir iradeyle hareket edildiğini vurgulayan Bikhit, "Benim için Türkiye ikinci vatandır. Onu inciten her olay beni de derinden yaralar. Ne zaman Türk bayrağı görsem 15 Temmuz gecesini hatırlarım. Biz burada yabancı olsak da bize yuva olan Türkiye’nin bağımsızlığı için mücadeleye hazırız" diyerek o geceki fedakarlığı ve vatanseverliği dile getirdi.