İsrail'in Doha'daki Hamas müzakerecilerine yönelik saldırısının ardından Katar'da toplanan İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), Orta Doğu'da dengeleri değiştirecek bir gündemle karşı karşıya.

ORTAK SAVUNMA PAKTI MASADA
İran ve Mısır öncülüğünde, NATO tarzı bir ortak savunma paktı tartışılıyor. Bu durum, yıllardır konuşulan ancak hayata geçirilemeyen 'ortak İslam ordusu' fikrinin en ciddi girişimi olarak değerlendiriliyor. İran ve Mısır Dışişleri Bakanlıkları resmi açıklama yapmaktan kaçınmış olsa da, kulislerde kararlılığın yüksek olduğu belirtiliyor.
İSRAİL'İN SALDIRILARI TEK ÇÖZÜMÜ ORTAYA KOYDU
İsrail'in İran'a yönelik saldırıları, Gazze'deki bombardımanlar ve Doha'daki suikast girişimi, bölgedeki istikrarsızlığın asıl kaynağının İsrail olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Yetkililer, harekete geçilmezse Orta Doğu ülkelerinin yeni saldırılara açık hedef olacağını vurguluyor. Katar'daki zirve, birlik çağrısının gerçek askeri işbirliğine dönüşüp dönüşmeyeceğini belirleyecek kritik bir dönüm noktası olarak görülüyor.
İSLAM NATO'SU VE ORTAK GÖREV GÜCÜ ÖNERİLERİ
Mısır, Kahire merkezli bir ortak askeri komutanlık önerdi. İran ise daha kapsamlı bir savunma paktı, yani 'İslam NATO'su' çağrısında bulundu. İran Devrim Muhafızları'nın eski komutanı Mohsen Rezaei, Suudi Arabistan, Türkiye ve Irak'ın bir sonraki hedef olabileceğini belirterek askeri koalisyon kurulması gerektiğini söyledi. Pakistan ise 'ortak görev gücü' kurulmasını ve İsrail'e karşı koordineli önlemler alınmasını önerdi. Katar Başbakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, İsrail'in saldırısını arabuluculuk ilkesine saldırı olarak nitelendirerek uluslararası toplumu ve Müslüman ülkeleri göreve çağırdı. ABD'nin bölgedeki güvenlik garantörü rolü de tartışılıyor.


