Uluslararası bir araştırma ekibi, MS 950 ile 1150 yılları arasında yaşamış 13 bireyin kalıntıları üzerinde DNA analizi yaptı.
GENETİK YAPI 869 YILINDA ŞEKİLLENDİ
Maqbara Madinah Yabis adlı Orta Çağ İslam mezarlığında bulunan örnekler, İbiza'nın beklenenden çok daha karmaşık ve küresel bağlantılara sahip bir nüfus yapısına ev sahipliği yaptığını ortaya koydu. Ricardo Rodríguez-Varela'nın liderliğindeki genetikçiler, adadaki temel genetik karışımın MS 869 civarında, İbiza'nın fethinden hemen sonra tamamlandığını belirtti. İncelenen bireylerin çoğunda Avrupa ve Kuzey Afrika genlerinin sentezi gözlemlenirken, iki bireyin doğrudan günümüz Senegal ve Çad topraklarından geldiği tespit edildi.
DİNİ DÖNÜŞÜM VE GENETİK KARIŞIM
Araştırma, yerel halk olan Muladların durumuna dair de önemli veriler sağladı. Analiz edilen bireylerin yalnızca %11-13 oranında Afrika kökenli gen taşıması, İber yerlilerinin İslamiyet’e geçişinin genetik bir karışım değil, kültürel ve dini bir değişimle gerçekleştiğini göstermektedir.
İBER YARIMADASI’NDA CÜZZAM VAKASI
Çalışmada, biyolojik tehditlerin de mercek altına alındığı görüldü. Ölen kişilerin dişlerinde hepatit B, parvovirüs ve zatürre izlerine rastlandı. Araştırmanın en çarpıcı sonucu, İslam dönemi İber Yarımadası'nda genetik olarak doğrulanan ilk cüzzam (lepra) vakasının İbiza'da bulunmasıydı. Tespit edilen hastalık türünün o dönemde İsveç ve Barselona'da görülen suşlarla aynı olması, adanın uluslararası ticaret ve hareketlilik ağındaki aktif rolünü doğruladı.



