Pakistan'ın ev sahipliği yaptığı ABD-İran müzakerelerinden beklenen uzlaşma çıkmazken, iki ülke arasındaki karşılıklı açıklamalar tansiyonu artırdı. Tüm dikkatler şimdi stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'na çevrilmiş durumda. ABD'nin bu bölgedeki olası bir ablukayı yerel saatle 17.00'de başlatacağı duyuruldu.
Müzakereler Sonuçsuz Kaldı
1979 İran İslam Devrimi'nden bu yana iki ülke arasındaki en üst düzey yüz yüze temas olarak kayıtlara geçen müzakereler, ne yazık ki barışla sonuçlanmadı. ABD Başkanı JD Vance, ABD Başkanı Trump'ın damadı Jared Kushner ve özel temsilcisi Steve Witkoff'un İslamabad'dan ayrılmasıyla görüşmelerin tıkandığı net bir şekilde ortaya çıktı.
İran'dan Açıklama: ABD'nin Talepleri Aşırıydı
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, yaklaşık 21 saat süren görüşmelerde birçok konuda uzlaşıya varıldığını ancak iki kritik konuda derin görüş ayrılıkları yaşandığını belirtti. Bekayi, görüşmelerin güvensizlik atmosferinde gerçekleştiğini ve tek bir oturumda anlaşma beklemenin gerçekçi olmadığını ifade etti. İran medyasında ise anlaşmaya varılamamasının temel nedeninin ABD'nin aşırı talepleri olduğu öne sürüldü. Özellikle Hürmüz Boğazı'nın kontrolü ve nükleer materyallerin ülke dışına çıkarılması gibi konularda iki taraf arasında önemli pürüzler olduğu aktarıldı. ABD'nin 'sıfırlama' talebine karşılık İran'ın bunu egemenlik hakkı olarak gördüğü ve seviyesinin konuşulması gerektiğini savunduğu belirtildi. NTV muhabiri Deniz Kilislioğlu'nun aktardığına göre, görüşmelerde nükleerden daha önemli bir sorun olarak Hürmüz Boğazı öne çıktı ve ABD'nin bu boğazın kontrolüne dahil olma gibi maksimalist talepleri uzlaşmayı engelledi. Taraflar arasında fiili bir ateşkesin devam ettiği, ancak ilerleyen dönemlerde teknik düzeyde yeni görüşmelerin yapılabileceği ve iplerin tamamen kopmadığı ifade edildi. İsrail'den gelecek açıklamaların bu süreçte hayati önem taşıyacağı vurgulandı.



