Hong Kong halkı, kent tarihinin en ağır yangın felaketinin hemen ardından, yeni yasama meclisini seçmek için oy kullandı. Seçim, en az 159 kişinin hayatını kaybettiği Wang Fuk Court yangınının gölgesinde gerçekleşirken, sandığa gidenler hükümetten yardım çalışmalarına odaklanmasını talep etti.
YANGIN SEÇİM GÜNDEMİNİ DEĞİŞTİRDİ
Siyasi kampanya süreci, geçen ayın sonlarında Hong Kong'un kuzeyindeki Wang Fuk Court konut bloklarını saran ve en az 159 kişinin ölümüne neden olan yangınla kesintiye uğramıştı. Tai Po bölgesindeki binaların dış cephesindeki bambu iskelelerin tutuşmasıyla başlayan yangın, dakikalar içinde yedi bloğu yuttu. Hong Kong Lideri John Lee, halkı oy kullanmaya çağırarak, oyunun 'reformu ileriye taşıyan ve felaketten etkilenenleri koruyan bir oyu temsil ettiğini' ifade etti. Hükümet, yeni Yasama Konseyi'nin ilk toplantısında yardım ve yeniden inşa çalışmalarını görüşmek üzere bir yasa tasarısı sunmaya hazırlanıyor.
KATILIM ORANI VE GÖZALTILAR
Kayıt ve Seçim Dairesi verilerine göre, 4,1 milyon kayıtlı seçmenden yaklaşık bir milyonu gün içinde oy kullandı. İlk veriler, sandığa giden kişi sayısı azalmasına rağmen, toplam seçmen nüfusunun küçülmesi nedeniyle katılım oranının marjinal düzeyde arttığını gösterdi. Hong Kong Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu, başkalarını oy kullanmamaya veya geçersiz oy atmaya teşvik ettikleri gerekçesiyle gün içinde dört kişiyi gözaltına aldı; bu gerekçeyle yakalananların sayısı toplamda 11'e yükseldi. Polis ayrıca yangınla ilgili soruşturma kapsamında çeşitli inşaat şirketlerinden en az 15 kişiyi gözaltına aldı.
PEKİN'İN SEÇİM MİMARİSİNDEKİ DEĞİŞİKLİKLER
Pekin yönetimi, 2021 yılında yaptığı yasal düzenlemeyle kentin seçim mimarisini tamamen yeniledi. Çin Ulusal Halk Kongresi Daimi Komitesi'nin kararıyla Yasama Konseyi'ndeki koltuk sayısı 70'ten 90'a yükseltildi, ancak halkın doğrudan oylarıyla belirlenen sandalye sayısı 35'ten 20'ye indirildi. Bugünkü yarışta hükümet tarafından onaylanmış 161 aday yer aldı; en büyük iki demokrasi yanlısı parti seçimde temsil edilmedi. Özerk yapı, savunma ve dış politika dışındaki alanlarda Hong Kong'a serbestiyet tanısa da, son dönemdeki ulusal güvenlik yasaları ve seçim sistemindeki değişiklikler, Pekin'in bölge üzerindeki denetimini artırdığı yönündeki tartışmaları beraberinde getiriyor.



