Hindistan'da milyarlarca dolarlık altyapı yatırımları yapılmasına rağmen, ülkenin en büyük şehirleri giderek yaşanmaz hale geliyor. Jaipur, Mumbai, Bengaluru ve Yeni Delhi gibi turistik ve tarihi önem taşıyan kentlerde trafik sıkışıklığı, hava kirliliği, çöp sorunu ve yetersiz bakımla birlikte ciddi bir kentsel çöküş gözlemleniyor.
Şehirleri Yaşanmaz Kılan Temel Sorunlar
Hükümetin son yıllarda havalimanları, otoyollar ve metro hatları gibi devasa projelere milyarlarca dolar harcamasına rağmen, vatandaşlar günlük yaşamlarında trafik tıkanıklığı, bozuk yollar, taşan kanalizasyonlar ve solunumlarını zorlaştıran hava kirliliğinden şikayetçi. Uzmanlar, bu durumun temelinde yatan ana nedenin zayıf kent yönetimi olduğunu belirtiyor. Hindistan'da şehirler, hızla artan nüfuslarına rağmen güçlü ve bağımsız bir yönetim yapısına sahip değil. Belediyelerin yetki ve kaynaklarının sınırlı olması, karar alma süreçlerini yavaşlatırken, pek çok önemli kararın eyalet yönetimlerince alınması yerel yönetimleri etkisiz kılıyor.
Yetersiz Veri ve Etkisiz Reformlar
1992'de yapılan bir anayasa değişikliği ile şehirlerin güçlendirilmesi hedeflense de, bu adımların büyük bir kısmı tam olarak hayata geçirilemedi. Bu durum, Çin'deki belediye başkanlarının şehir planlaması ve yatırımlar üzerinde sahip olduğu geniş yetkilerin aksine, Hindistan'daki şehir dönüşümünü olumsuz etkiliyor. Bir diğer kritik sorun ise güncel veri eksikliği. Hindistan'da en son nüfus sayımının 15 yıl önce yapılmış olması, kentsel nüfusun gerçek boyutunun bilinmemesine ve dolayısıyla etkili politikalar üretilememesine yol açıyor. Uzmanlar, kapsamlı bir reform ve güçlü yerel yönetim modelleri oluşturulmadığı sürece, Hindistan'daki ekonomik büyümenin kent yaşamına olumlu yansımasının sınırlı kalacağı konusunda hemfikir.


