DÜNYA
Yayınlanma : 06 Mart 2026 09:59
Düzenleme : 06 Mart 2026 09:59

Hindistan'ın İhaneti: İran'a Şeref Konuğu Davetiyle Başlayan Felaket, 130 Denizcinin Ölümüyle Sonuçlandı!

Hindistan'ın İhaneti: İran'a Şeref Konuğu Davetiyle Başlayan Felaket, 130 Denizcinin Ölümüyle Sonuçlandı!
Hindistan'ın 'şeref konuğu' olarak davet ettiği İran gemisi IRIS Dena, ABD'ye ihbar edildi. Beyaz bayrak çekerken iftar saatinde vurulan gemide 130 denizcinin hayatını kaybettiği bildirildi.
Hindistan'ın İhaneti: İran'a Şeref Konuğu Davetiyle Başlayan Felaket, 130 Denizcinin Ölümüyle Sonuçlandı!

Hint Okyanusu'nda yaşanan trajik olay, askeri bir kayıptan çok daha fazlasını, diplomasi tarihlerine kazınacak büyük bir sadakatsizlik hikayesini gün yüzüne çıkardı. İran Donanması'na ait IRIS Dena fırkateyninin batırılmasıyla sonuçlanan bu elim hadisede 130'dan fazla denizcinin hayatını kaybetmesi, basit bir askeri operasyon değil, tam anlamıyla bir 'katliam' olarak nitelendiriliyor. Elde edilen istihbarat bilgileri, başlangıçta dostane bir davetle başlayan sürecin nasıl kanlı bir pusuda son bulduğunu detaylarıyla ortaya koyuyor.

Diplomatik Davetten İstihbarat Sızıntısına: Bir İhanet Öyküsü

İran basınında çıkan haberlere göre, bu trajedinin kökenleri Hindistan'ın ev sahipliği yaptığı ve dünyanın en prestijli deniz tatbikatlarından biri olan MILAN 2026'ya dayanıyor. Hindistan yönetimi, bu önemli tatbikata İran Donanması'nı 'Şeref Konuğu' olarak resmen davet etmişti. İran da bu diplomatik jestine karşılık, en donanımlı 130 personelini bu bölgeye göndermişti. Ancak tatbikat sürerken, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı hava operasyonları dengeleri altüst etti. Kendi karasularından binlerce kilometre uzakta, açık hedef haline gelen IRIS Dena, dönüş yolculuğuna başladığı sırada, iddialara göre Hindistan'ın ihanetine uğradı. Hindistan hükümetinin, müttefiki ABD ile ilişkilerini güçlendirme çabasıyla, geminin tüm koordinatlarını ve rotasını Amerikan Donanması'na gizlice bildirdiği öne sürülüyor.

Beyaz Bayrak Çeken Gemiyi Vurdular: Savaş Suçu İddiaları

Olayı 'savaş suçu' kategorisine sokan en kritik detaylardan biri, geminin vurulduğu andaki durumu. Uluslararası deniz hukukuna göre, çatışma bölgelerinden uzaklaşan ve herhangi bir saldırgan niyeti olmayan gemiler, güvenli geçişlerini simgelemek amacıyla 'Beyaz Bayrak' taşırlar. Saldırı anında IRIS Dena'nın direğinde bu barışçıl geçişi temsil eden beyaz bayrağın dalgalandığı belirtiliyor. Cenevre Sözleşmeleri'ne göre, teslim olduğunu beyan eden veya savaş dışı kalan bir unsura ateş açmak açık bir suç teşkil etse de, ABD'ye ait bir nükleer taarruz denizaltısının bu kuralı hiçe sayarak Sri Lanka açıklarında pusuya yattığı rapor ediliyor.

İftar Sofrasında Gerçekleşen Vahşet

Saldırının zamanlaması, yaşanan dramın boyutunu daha da artırdı. Ramazan ayı olması nedeniyle gemi mürettebatı, oruçlarını açmak üzere yemekhanede iftar sofrasında bir araya gelmişti. Savunma sistemlerinin en az seviyede olduğu ve personelin en savunmasız olduğu bu anlarda, Amerikan denizaltısından ateşlenen ağır torpidolar geminin gövdesinde telafisi mümkün olmayan hasarlar bıraktı. İlk resmi rakamlar daha düşük bir kayıp gösterse de, güncel raporlar tablonun çok daha karanlık olduğunu ortaya koyuyor. 130 kişilik mürettebattan şu ana kadar sadece 87 denizcinin cansız bedenine ulaşılabildi. Okyanusun derinliklerinde veya akıntılarda kaybolan 43 denizci için umutlar tükenirken, beyaz bayrak altında ve ibadet vaktinde gerçekleştirilen bu saldırı, İslam dünyasında büyük bir infiale neden oldu.