Birinci Uluslararası Helal Akreditasyon Kongresi'nde sunulan bilgiler, küresel helal sektörünün muazzam bir büyüklüğe ulaştığını gözler önüne serdi. Helal Akreditasyon Kurumu (HAK) tarafından gerçekleştirilen kongrede, Türkiye'nin İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) nezdindeki önemine ve hükümetin İslam ülkeleriyle ticareti geliştirme stratejisine verilen değere vurgu yapıldı.
TÜRKİYE'NİN DIŞ TİCARETİNDE İSLAM ÜLKELERİNİN PAYI ARTIYOR
Ticaret Bakanı Bolat, Türkiye'nin dış ticaretinde İslam ülkelerinin payının 2002'de yüzde 11 iken, geçen yıl yüzde 26'ya yükseldiğini belirtti. 2030 yılına kadar bu oranın yüzde 30'u aşması hedefleniyor. Bu durum, Türkiye'nin küresel helal pazarındaki etkinliğini artırma potansiyelini de gösteriyor.
GİYİMDEN KOZMETİĞE HELAL KAVRAMI YAYILIYOR
Helal kavramının sadece gıda ile sınırlı kalmayıp, giyimden turizme, medyadan kozmetiğe kadar pek çok alanda dikkate alındığı vurgulandı. 2024 yılında 2.3 trilyon dolar, 2025'te ise 2.5 trilyon dolarlık bir hacme sahip olan helal sektörünün, 2028'de 3.5 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Bu büyüme trendinde Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri, Endonezya ve Malezya gibi İİT üyesi ülkeler öne çıkarken, Çin, Hindistan, Brezilya ve Rusya gibi ülkeler de kendi bünyelerindeki Müslüman topluluklar nedeniyle bu alana ilgi gösteriyor. Bakan Bolat ayrıca, Suudi Arabistan ile yapılan anlaşma sayesinde Körfez'de transit ticaretin başladığını ve Hürmüz Boğazı'ndan geçemeyen ürünlerin alternatif yollarla taşınacağını ekledi.



