Ordu'da daha önce hayvan yemi olarak kullanılan veya atık kabul edilen mısır kabukları, titiz bir çalışmayla özgün tasarım ürünlerine dönüştürülüyor.
ÖZGÜN TASARIMLAR DOĞUYOR
Ordu Olgunlaşma Enstitüsü Bitkisel Örücülük Atölyesi'nde, usta öğreticiler hasat sonrası çiftçilerden temin edilen mısır kabuklarını uzun ve zahmetli bir hazırlık sürecinden geçiriyor. Kurutma, ayıklama ve ıslatma işlemlerinin ardından mısır kabukları ince şeritler halinde kesilerek ip haline getiriliyor. Bu doğal ipler, geleneksel örme teknikleri ve modern tasarım atölyeleriyle işlenerek ev aksesuarları, sofra ve mutfak takımları, aydınlatma ürünleri ve zemin kaplamaları gibi pek çok özgün parçaya hayat veriyor.
ANADOLU MİRASI YENİDEN CANLANIYOR
Enstitünün usta öğreticilerinden Mehtap Eren, mısır kabuğunun Anadolu'da geçmişte yaygın olarak kullanıldığına dikkat çekerek, "Atalarımız mısır kabuklarını gündelik yaşamın doğal bir parçası olarak kullanmış. Yer paspaslarından tarımsal kurutma alanlarına kadar pek çok işlevi olmuş. Ancak zamanla bu bilgi unutulmuş. Biz Ordu Olgunlaşma Enstitüsü olarak, bu kültürel mirası sadece sergilemekle yetinmiyor; yaşayan, kullanılan ve tasarıma dönüşen bir üretim modeliyle geleceğe taşıyoruz" dedi.
KÜLTÜREL KODLAR ÜRÜNLERLE NESİLLERE AKTARILIYOR
Üretilen her parça, gelecek nesillere bir kültürün aktarılmasını sağlıyor. Kültür kodlarının gizli olduğu mısır kabuklarının ip formuna dönüştürülmesi büyük bir emek istiyor. Usta öğretici Zeliha Bektaş da mısır kabuğunun doğal yapısına uygun tekniklerle işlendiğini belirterek, üretim sürecindeki yoğun emeğin altını çizdi. Bektaş, "Mısır kabukları üreticilerimizden geliyor. Kurumumuzda yeniden işlenebilir hale getiriyoruz. İp formuna dönüştürdüğümüz kabukları, tasarlanan ürünlere göre örüyoruz. Ortaya çıkan her parça sadece bir ev ürünü değil, geçmişten bugüne taşınan bir üretim kültürünün yansıması. Zor bir zanaat ama severek yapıyoruz" ifadelerini kullandı.



