Çin'de 2015 yılında başlayan ve başlangıçta 'hayalet şehir' eleştirilerine neden olan devasa altyapı projelerinin ardındaki stratejik plan, tam 10 yıl sonra ilk kez gün yüzüne çıktı. Batılı analistlerin 'verimsiz' olarak nitelendirdiği bu hamlelerin, aslında devletin bilinçli bir kentsel gelişim stratejisinin bir parçası olduğu ortaya kondu. Daily Galaxy gazetesinde yer alan bir analiz, bu stratejinin en çarpıcı örneğini Çongçing (Chongqing) kentindeki Caojiawan metro istasyonu üzerinden gözler önüne seriyor.
ALTYAPI ÖNCE, NÜFUS SONRA: ÇİN MODELİ
Geleneksel şehir planlamasında altyapı, mevcut nüfusun ihtiyaçlarına göre şekillenirken, Çin yönetimi bu mantığı kökten değiştirdi. Boş arazilere yapılan yatırımlarla yeni nüfus çekmek ve kentleşmeyi teşvik etmek hedeflendi. Bu vizyonun bir yansıması olarak 2015'te Caojiawan metro istasyonu, etrafında tek bir yerleşim yeri veya yol olmaksızın hizmete açıldı. Günlerce tek bir yolcunun dahi uğramadığı bu 'ıssız' istasyon, o günlerde 'boşa harcanan para' olarak eleştiriliyordu.
10 YIL SONRA GERÇEKLEŞEN DÖNÜŞÜM
Ancak devletin sabrı ve vizyonu meyvesini verdi. 2019'da istasyona bağlanan ilk karayolları inşa edildi. Ardından gelen 2020-2025 döneminde ise istasyon çevresinde hızla konut kompleksleri, okullar ve ticari alanlar yükselmeye başladı. Bugün Caojiawan, yoğun bir nüfusa hizmet veren standart bir metro istasyonu haline gelmiş durumda. Bu 'ileri görüşlü' planlama modelinin, Xiong'an ve Lanzhou Yeni Bölgesi gibi daha önce 'hayalet şehir' olarak anılan diğer bölgelerde de başarıyla uygulandığı belirtiliyor.
RİSKLER VE ALINAN ÖNLEMLER
Bu yenilikçi büyüme modelinin başarıları göz ardı edilemez olsa da, beraberinde getirdiği ciddi riskler de verilerle sabit. 2025 yılına ait verilere göre, Çin'deki 28 metro işletmecisinin toplam borcu dudak uçuklatan 4,3 trilyon yuanı (yaklaşık 640 milyar dolar) buldu. Pek çok hat, günlük operasyonlarında zarar etmeye devam ediyor. Ayrıca, hızlı inşaat süreçlerinin yol açtığı mühendislik kusurları da göz ardı edilemez. 2021'de Zhengzhou metrosunda yaşanan ölümcül sel felaketi, bu tür projelerin güvenlik boyutunu acı bir şekilde hatırlatmıştı. Bu risklerin farkında olan Çin hükümeti, 2018'den itibaren nüfusu 3 milyonun altındaki şehirlerde metro projelerine kısıtlama getirerek ve yeni hat onay kriterlerini sıkılaştırarak önlemlerini artırdı.


