Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla denize açılan Hanzala gemisi, İtalyan halkının yoğun ilgisiyle Gallipoli Limanı'ndan ikinci kez uğurlandı. Birleşmiş Milletler'de görev alan Chloe Ludden da, Gazze'deki hukuksuz ablukaya son verilmesi çağrısıyla bu gemiye katıldı.
INSAN HAKLARI VE VİCDAN SORUMLULUĞU
Yeni Şafak'a konuşan Ludden, 'İnsan hakları sadece bildirilerde kalmamalı, yaşanmalı' dedi. Yardım misyonunun vicdani bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Ludden, taşıdıkları yardımın sembolik de olsa önemli olduğunu ifade etti. 'Su ve gıdadan insanların mahrum bırakılması birer silah olarak kullanılıyor. Sivillere insani yardım ulaştırmak bir lütuf değil, bir yükümlülük. Elbette taşıdığımız malzemeler Gazze'nin tüm ihtiyaçlarını karşılamaya yetmez ancak bu ablukanın kırılması için bir sembol olacak. Eğer İsrail bizi durdurursa, dünya bir kez daha kimin aç çocuklara gıda ve ilaç ulaştırılmasını engellediğini görecek' şeklinde konuştu.
İSRAİL'İN ABLOKASINA KARŞI
İsrail'in önceki filoya saldırmasına değinen Ludden, 'Barışçıl sivillerin yardım taşırken askeri güç tarafından durdurulması, asıl yasa dışılığın kimde olduğunu ortaya koyuyor' dedi. Madlen gemisi gibi kendilerinin de İsrail'in engellemeleriyle karşı karşıya kaldıklarını belirten Ludden, 'Ancak barışçıl sivil insanlar, ellerinde sadece yardım malzemeleri varken askeri bir güç tarafından durduruluyorsa, bu durum askeri ablukadaki vahşeti ve mantıksızlığı gözler önüne serer. Gerçek ortadadır: Yasaları çiğneyen biz değiliz; yasa dışı olan bizzat bu kuşatmadır' ifadelerini kullandı. Zulmün normalleştirildiğini hatırlatan Ludden, 'Uluslararası kurumlarda çalışan dünyadaki bütün vicdan sahibi insanlara sesleniyorum. Sessizliğiniz insanlığın yok oluşuna işaret ancak cesaretiniz insanlığın var olduğunu yansıtacak bir ışık olacak' mesajını verdi.



