Sanatçı Haluk Levent, hakkında açılan karşılıksız çek davasında mahkeme tarafından yaklaşık 70 milyon TL adli para cezasına çarptırıldı ve çek düzenleme ile çek hesabı açma yasağına tabi tutuldu. Bu kararlar, özellikle 6 Şubat depremleri sonrasında AHBAP Derneği üzerinden toplanan bağışların akıbetine ilişkin kamuoyundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Deprem sürecinde devlet kurumlarının devre dışı bırakılarak AHBAP üzerinden yürütülen kampanyalara katılan bazı vatandaşlar, derneğin kasasına giren milyarlarca liralık kaynağın nereye harcandığını sorgulamaya devam ediyor.
Milyarlarca Lira Sorusuna Belgesiz Yanıt
Haluk Levent, bu iddialara yönelik belgelerle kamuoyunu aydınlatacağını duyurmuştu. Ancak, 28 Haziran'da yaptığı duyurunun ardından 21.00'deki canlı yayınında, KVKK kuralları gereği belgeleri doğrudan paylaşamayacağını belirtti. Levent, derneğin deprem döneminde 7 milyar TL değil, 4.39 milyar TL topladığını ve bunun 4.29 milyarlık kısmının ilgili kalemlere harcandığını iddia etti. Parayı başlangıçta bankada tuttuklarını ve daha sonra parça parça kurumlara aktardıklarını öne sürdü. Belgeleri başka bir canlı yayında açıklayacağını ve Ahbap başkanlığından ayrılacağını da sözlerine ekledi.
Ticari Hayatındaki Sıkıntılar ve Ahbap Etkisi
Levent, ticari hayatında da sıkıntılar yaşadığını ve bunun nedenlerinden birinin de Ahbap derneğine ayırdığı zaman olduğunu ifade etti. Taahhütlerini yerine getirmemiş olabileceğini kabul eden Levent, bu durumu en kısa zamanda çözeceğini belirtti. Önümüzdeki aylarda yapılacak yeni denetimlerde, Ahbap derneği dönemini takip eden çalışmalarda her şeyin daha net ortaya çıkacağını söyledi. Açıklamasında, çadır ve konteyner alımlarına ilişkin detaylara yer verdi. Örneğin, 224 milyon TL'ye yakın bir bedelle 17 bin 550 çadır aldıklarını ve bunların yaklaşık 2 binini Kızılay'dan tedarik ettiklerini belirtti. Ayrıca, 340 milyon TL bedelle 5 bin 250 konteyner satın aldıklarını ve bu konteynerlerin AFAD'ın teknik şartnamesine göre alındığını aktardı. Tüm teslimatların imzalı ve kayıtlı olarak yapıldığını, her bir kuruşun hesabının verildiğini savundu.



