DÜNYA
Yayınlanma : 09 Nisan 2026 12:38
Düzenleme : 09 Nisan 2026 12:38

Gümüşün Doğduğu Şehir Potosi, Tarihinin En Ağır Krizinde: Artık Açlık Kapıda

Gümüşün Doğduğu Şehir Potosi, Tarihinin En Ağır Krizinde: Artık Açlık Kapıda
Bir zamanlar gümüş zenginliğiyle parlayan Bolivya'nın Potosi şehri, rezervlerin tükenmesiyle tarihin en ağır ekonomik kriziyle boğuşuyor. Milyonlarca insanın kanı üzerinde kurulan ihtişam, yerini günümüzde açlık ve yoksulluğa bıraktı.

Bir zamanlar Avrupa'nın en zengin şehirlerini bile geride bırakan bir refaha ev sahipliği yapan Bolivya'nın Potosi şehri, bugün tarihin en derin ekonomik krizlerinden biriyle mücadele ediyor.

GÜMÜŞÜN İHTİŞAMI VE ÇÖKÜŞÜ

16. yüzyılda Cerro Rico (Zengin Dağ) eteklerinde keşfedilen gümüş madenleri sayesinde Potosi, kısa sürede dünyanın en kalabalık ve zengin şehirlerinden biri haline geldi. Burada üretilen gümüş paralar, tarihin ilk küresel para birimi olarak kabul edildi ve İspanyol İmparatorluğu'nun gücünü finanse etti. Şehir, bu devasa zenginlikle barok mimarinin en güzel örnekleriyle donatıldı.

KANLI MİRAS VE GÜNÜMÜZ GERÇEKLERİ

Ancak bu ihtişamın bedeli ağır oldu. 'Mita' sistemiyle madenlerde zorla çalıştırılan milyonlarca yerli ve Afrikalı işçi, kötü çalışma koşulları ve cıva zehirlenmesi nedeniyle hayatını kaybetti. Cerro Rico, bu kitlesel ölümler nedeniyle yerel halk arasında "İnsan Yiyen Dağ" olarak anılmaya başlandı. 18. yüzyılda gümüş rezervlerinin tükenmesiyle başlayan çöküş, şehrin ekonomisinin tek bir kaynağa bağlı kalması ve sanayi dönüşümünün yapılamamasıyla derinleşti. Günümüzde UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Potosi, halkının büyük çoğunluğunun asgari yaşam standartlarının altında yaşadığı, madencilerin ilkel yöntemlerle çalıştığı ve ortalama yaşam süresinin 45-50 yıla düştüğü bir yoksullukla yüzleşiyor.