DÜNYA
Yayınlanma : 05 Ocak 2026 10:49
Düzenleme : 05 Ocak 2026 10:49

Gölün dibinden çıkan dehşet: Sovyet dönemi insan deneylerinin karanlık sırrı su yüzüne çıktı

Gölün dibinden çıkan dehşet: Sovyet dönemi insan deneylerinin karanlık sırrı su yüzüne çıktı
Rusya'da bir gölde bulunan 50 ceset, Sovyet döneminde mahkumlar üzerinde yapılan insan deneylerinin karanlık sırrını ortaya çıkardı. Cesetlerdeki akıl almaz fiziksel deformasyonlar ve zehirli su, tarihin unutulmaya çalışılan bir sayfasını g

2025 baharında, Rusya'nın Rostov Bölgesi'ndeki Krugloe Gölü'nde tortu temizliği yapan arkeologlar, sıradan bir çalışma günü geçirdiklerini sanıyorlardı. Ancak göl tabanından çıkarılan kemik parçaları, on yıllardır su altında gizlenen tüyler ürpertici bir sırrı açığa çıkardı. Yapılan incelemeler, bu kalıntıların rastgele bir mezarlık olmadığını, aksine bilinçli ve sistematik bir 'yok etme' işleminin parçası olduğunu gösterdi.

AKIL ALMAZ FİZİKSEL DEFORMASYONLAR

Gölün dibinden çıkarılan toplam 50 ceset (47 yetişkin ve 3 çocuk) üzerinde yapılan incelemeler, tıp dünyasını hayrete düşürdü. Cesetlerin neredeyse tamamında, modern tıpta bile nadir görülen ciddi fiziksel deformasyonlar tespit edildi: şekli bozulmuş kafatasları, vücutta fazladan eklemler ve atipik omurga birleşmeleri. Kazı alanında çalışan bir arkeolog, gazetecilere verdiği demeçte şaşkınlığını şu sözlerle ifade etti: 'İlk başta kemiklerin sahte olduğunu düşündüm. Çünkü gördüklerimiz biyolojik olarak o kadar akıl almazdı ki, gerçek bir insana ait olabileceğine inanamadım.'

GİZLİ SOVYET ARAŞTIRMA ÜSSÜNÜN İZLERİ

Kemikler üzerinde yapılan Karbon-14 ve DNA testleri, bu kişilerin 20. yüzyılın ortalarında yaşadığını doğruladı. Uzmanlar, cesetlerde sınıflandırılamayan nadir genetik mutasyonlara rastladı ve bulgular, kurbanların yoğun radyasyona ve ağır kimyasallara maruz bırakıldığını gösteriyor. Bu biyolojik bulmacanın cevabı, gizliliği kaldırılan eski Sovyet istihbarat belgelerinde bulundu. NKVD (Sovyet gizli polisi) arşivlerine göre, 1938 ile 1951 yılları arasında Rostov yakınlarında 'Özel Tesis 17' adında kapalı bir araştırma üssü faaliyet gösteriyordu. Kağıt üzerinde sıradan bir 'koloni' olarak görünen bu tesis, aslında mahkumlar ve rejim tarafından 'güvenilmez' addedilen bireyler üzerinde insan deneylerinin yapıldığı bir laboratuvardı.

ZEHİRLİ SU VE GÜNÜMÜZE YANSIMALARI

Zen kanalı 'One and a Half Engineers' tarafından aktarılan bilgilere göre; tesis kapatıldıktan sonra delilleri yok etmek amacıyla bölge sular altında bırakıldı ve bugünkü Krugloe Gölü oluştu. Gölün yerel halk tarafından yıllardır neden 'tekinsiz' bulunduğu da bu keşifle anlam kazandı. Gölde hiç balık yaşamaması ve kıyı şeridinde bitki örtüsünün bulunmaması, suyun zehirli yapısından kaynaklanıyor. Yapılan son su analizlerinde yüksek seviyede cıva ve radyonüklid tespit edildi. Göl yüzeyden sakin görünse de, dipteki ekosistemin tamamen öldüğü ve bölgenin biyolojik bir atık sahasına dönüştüğü belirtiliyor. Krugloe Gölü vakası, sadece tarihi bir suçun ifşası değil, aynı zamanda 'insan mühendisliği' tartışmalarını da alevlendirdi.