Duygu Erdoğan, İstanbul - Kriz dönemlerinin en zayıf halkası olan gıda zinciri, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrasında ortaya çıkan savaş ortamı nedeniyle farklı risklerle karşı karşıya kalıyor. Küresel gıda ticareti ve Türkiye piyasası için yükselen yakıt fiyatları ve Hürmüz Boğazı'nın kapalı olmasıyla birlikte 5 büyük endişe belirmiş durumda.
GIDA YÜKLÜ GEMİLER BEKLİYOR
Hürmüz Boğazı'ndan geçemeyen gıda yüklü gemiler, özellikle Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) bulunan Dubai Limanı’nı, Asya/Pasifik için transit geçiş merkezi olarak kullanan gemilerle birlikte bekliyor. Yükleme firmaları, Orta Doğu’ya giden yüklemeleri oldukça sınırlı bir şekilde gerçekleştiriyor. Artış gösteren yakıt fiyatları nedeniyle konteyner başına ek olarak 1000 ile 2000 dolar arasında ödeme talep ediliyor.
FİYAT ARTIŞI BEKLENİYOR
Mevcut savaş ortamının gıda fiyatları üzerindeki etkisi öncelikli olarak fiyat artışlarını tetiklemesi bekleniyor. Petrol fiyatlarındaki hızlı artış, gıda ticaretinde taşıma maliyetlerinin yükselmesine sebep oluyor. Temmuz 2024’ten bu yana ilk kez 85 doların üzerine çıkan brent petrol fiyatları, savaş durumu ve Hürmüz Boğazı'nın kapalı olması nedeniyle dalgalanma gösteriyor. Deniz yoluyla taşımacılıkta maliyetler hızla artıyor, konteynerlerde ek maliyetler oluşuyor. Bu durum, gıda enflasyonunu da olumsuz etkileyebilir. Gıda enflasyonu üzerindeki baskının, İran ile ABD arasındaki çatışmalar ve bölgedeki gerginlik nedeniyle artması öngörülüyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, jeopolitik gelişmelerin kaynaklı petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon etkisini azaltmak için tüm politika araçlarını kullanacaklarını belirtti.



