Küresel ölçekte artan 'gıda milliyetçiliği' eğiliminin hayvancılık sektörüne de yansımaya başlaması, ülkelerin tarım politikalarında yerli üretimi önceliklendirmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
YERLİ ÜRETİM VE UZUN VADELİ PLANLAMA VURGUSU
Bu durum karşısında ülkelerin, kendi kendine yeterliliği sağlamak amacıyla kaynaklarını kısa vadeli çözümler yerine uzun vadeli planlamalarla yerel tüketimde ve idareli bir şekilde kullanma politikası izlemesi büyük önem taşıyor. Türkiye'nin bu alanda attığı adımlar, ithalata bağımlılığı azaltma yönünde atılan stratejik hamleler olarak öne çıkıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 'Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi' gibi uygulamaları, planlı üretim modelini destekleyerek ülke ihtiyaçları doğrultusunda üretim yapanları teşvik etmeyi amaçlıyor.
GENÇ NESİLLERİ TARIMA YÖNLENDİRME ÇALIŞMALARI
Tarım ve hayvancılık sektöründe ortalama yaşın yükseldiği bir dönemde, hem bakanlık hem de Tarım Teknolojileri Kümelenmesi gibi sivil toplum kuruluşları, gençleri bilgi ve teknolojiyi kullanarak bu alanlara yönlendirmek için önemli çalışmalar yürütüyor. İhtisas üniversiteleri de bu çabalara destek vererek, öğrencilere sektörün önemini anlatıyor ve onları teşvik ediyor. Özellikle yerli embriyo üretim ruhsatına sahip tek üniversite olma özelliği taşıyan bir kurum, daha az kaynakla daha fazla verim elde etmenin yolunu genetik ve doğru bakımda buluyor. Embriyo transfer teknolojisi ile düşük verimli hayvanlardan bile yüksek süt veya et verimi sağlayacak yavrular elde etmek ve bu süreci hızla çoğaltmak mümkün hale geliyor.



