İstanbul'da düzenlenen 'Geleceğin Eğitim Zirvesi', çağımızın getirdiği kırılmaları doğru okuyarak insanı merkeze alan bir eğitim anlayışını yeniden şekillendirme gerekliliğini masaya yatırdı. Zirvede, özellikle yapay zeka, dijitalleşme ve hızla değişen bilgi dünyasının, eğitim sistemlerini değerler, anlam ve yön tayini açısından köklü bir değerlendirmeye tabi tutması gerektiği vurgulandı. Bu bağlamda, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin, akademik başarıyı ahlaki olgunlukla, beceriyi şahsiyet gelişimiyle harmanlayan güçlü bir eğitim perspektifi sunduğu belirtildi.
MAARİF MODELİNDE İYİ İNSAN YETİŞTİRME HEDEFİ
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Baran, eğitimin hızla evrildiğini ve yapay zekanın hayatın her alanına nüfuz ettiğini belirterek, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin ülke adına iddialı hedefler taşıdığını ifade etti. Baran, başlangıçta sert eleştirilere maruz kalan modelin, amacının iyi insan yetiştirmek ve geleceği şekillendirmek olduğunu kısa sürede eğitim camiasına benimsetmeyi başardığını dile getirdi. İnsanı eğitim faaliyetinin merkezine almanın, ona değer vermenin ve yaratılışındaki gerçekleri kabul etmenin önemine dikkat çeken Baran, aksi takdirde insanı tehlikeli bir şeye dönüştürme riski olduğunu savundu. Genç neslin özgürlüğüne vurgu yapan Baran, onlara gerçeği, hakkı ve hakikati öğreterek, teknolojiyi insanlığın önünü açacak şekilde kullanmalarını sağlamanın temel hedef olduğunu sözlerine ekledi.
ÇAĞDAŞ Karmaşada Bir İstikamet Olarak Maarif Modeli
Başakşehir İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Coşkun ise, insanlık serüveninin bilgi ve algoritmanın hüküm sürdüğü bir eşikte bulunduğunu vurguladı. Dijital dönüşüm ve yapay zekanın, insan aklının imkanlarını genişleten bir yetkinlik alanı oluşturduğuna işaret eden Coşkun, adaleti ve vicdanı sadece algoritmaların soğuk hesaplarına hapsettiğimizde, insanlığın ahlaki mirasının verilerin gürültüsü altında boğulma riski taşıdığını belirtti. Coşkun, meselenin sadece teknolojinin ne kadar akıllı olduğunda değil, o akılla hangi ahlaki zeminde bir dünya inşa edeceğimizde gizli olduğunu ifade etti. İnsanın yalnızca bilgi toplayan bir varlık olmadığını, varlığa anlam katan ve etik sorumluluk üstlenen bir özne olduğunu hatırlatan Coşkun, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin, çağın karmaşası içerisinde insanı zihniyle, kalbiyle, ruhuyla, iradesiyle ve bedeniyle bir bütün olarak ele alan bir eğitim tasavvuru olarak yükseldiğini söyledi. Bu modelin, geleceğin eğitiminde yalnızca teknolojiye uyum sağlayan değil, onu anlamlandıran ve erdemle yoğuran yetkin ve erdemli nesiller yetiştireceğini vurguladı.



